Bayram Uzunoğlu

Bayram Uzunoğlu


Bir Gençliğin Rüyasının Gerçeğe Dönüşü

25 Temmuz 2026 - 10:36 - Güncelleme: 25 Temmuz 2026 - 10:46

Biz Ayasofya'ya hiç sadece bir mimari yapı gözüyle bakmadık.
Bizim için Ayasofya, fethin en somut nişanesi, kılınan ilk cumayla birlikte kıyamete kadar ibadethane olarak vakfedilmiş bir mahrem alandı.
481 yıl boyunca ezan sesleriyle çınlayan o ulu kubbenin sessizliğe bürünmüş olması, kalbimizde hiç sönmeyen bir sızıydı.

Duvarlara yazı yazarken içimizden tek bir cümle geçti; "Sana olan borcumuzu ödeyeceğiz Fatih'im..."
Sokaklarda geçen o geceler boyunca tek bir hayalimiz vardı; Bir gün o muhteşem kapılardan başımız dikleşmek, minberinden yükselen ezanı göstermek ve o mübarek halılara alnımızı saklamak seçilebilir.
Vuslat Anı ve Yüreğe Çöken Huzur
Ve o gün geldi... Yıllar süren sabrın, duanın ve mücadelenin ardından zincirler kırıldı. Danıştay'ın kararı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Ayasofya yeniden aslına döndü, cami olarak kapılarını müminlere açtı.
İlk kez o kapıdan içeri adım attığımda, ayaklarımın altında zemine kadar yüreğimin de titrediğini hissettim.
Kubbeye doğru başlangıcımı kaldırdığımda, sanki gençliğimizde gece yarıları fırçayla yazdığımız o yazılar birer birer gözümün önünden geçti.
Ellerdeki kireç kokusu, o ulu mekandaki gül kokusuna karıştı.

"Emanetin yeri, Fatih'in vasiyeti ihya edilmiş, ruhumuz nihayet huzura erişmişti."
Bugün Ayasofya'nın minarelerinden beş vakit ezan tüketirken, içimizi kaplayan o büyük ferahlığın tarifi yok.
Bizler hayalini kurduğu vuslata tanıklık edebilmiş bir nesiliz.

O gece nöbetlerinde yanımızda olan, duvarlara o arkadaşımın sahibi ama bugün aramızda olmayan tüm dava arkadaşlarının rahmetle anıyorum.
Bu ulu mabedin prangalarını çözen, Fatih'in emanetini yeniden seçerek buluşturan ve bu huzuru bizde yaşatan herkesten Allah razı olsun.

Ancak sabrın ve duanın meyvesi elbet bir gün olgunlaşacaktı.
Danıştay'ın 10 Temmuz 2020 tarihinde, 1934 yılındaki o kararın iptal edilmesiyle tarihin analizinin yeniden olması gereken mecrasına girdi.
Hemen ardından Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan 2729 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı , yıllardır yolunun gözlemlediği müjdeyi tüm dünyada ilan etti,
Ayasofya yeniden ibadete açıldı.

O gün atılan imza, sadece idari bir karar değil;
Duvarlara kireçle yazdığımız o gençlik rüyalarımızın, milyonların ellerinin taşıdığı duaların tecellisiydi.
İlk cuma namazında o kubbelerin altında yankılanan "Allahu Ekber" sesleri, tarihin mahcubiyetini ve hasretini sildi süpürdü.

"Ayasofya'yı açmak, fethin ruhu ve Fatih'in vasiyetini ihya etmektir."

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum