Bayram Uzunoğlu

Bayram Uzunoğlu


Bir İmza, Bir Hayat, Bir Sürgün Türkmenistan

09 Mart 2026 - 08:10

Bugün size uzaklardan değil, içimizden, mutfağımızda çayımızı demleyen, yaşlımızın elini tutan, evimizin anahtarını emanet ettiğimiz "bizden" birinin hikayesini anlatacağım.
Ama bu hikâye bir başarı öyküsü değil; bürokrasinin soğuk dişlileri arasında ezilen bir vicdanın hikayesi.
13 yıl... Dile kolay. Türkmenistanlı bir kardeşimiz, Türkiye’de tam 13 yıl boyunca bir hastaya evlat şefkatiyle bakmış.
Bu süre zarfında ne bir asayiş olayı var ne de yüz kızartıcı bir suç.
Tek gayesi; Türkmenistan’daki yaşlı annesini, babasını ve okuyan oğlunu geçindirmek.
Peki, sonuç ne? Hastanın eşinin bir anlık ihmali veya atmadığı o "resmi" imza yüzünden, 13 yılını verdiği topraklardan "deport" edilerek gönderilmesi.
Yasalar Kimin İçin?
Hepimiz biliyoruz ki; yasalar insanların huzuru, güvenliği ve iyiliği için yapılır.
Devletin düzenini korumak esastır, buna itirazımız yok. Ancak kâğıt üzerindeki bir vize süresinin aşılması, 13 yıllık emeği ve bir ailenin ekmek kapısını bir çırpıda kapatmalı mı?
Vicdan nerede? Bakıma muhtaç hastanın mağduriyeti ne olacak?
Kardeşlik nerede? Her fırsatta "Türk Birliği"nden, "tek millet" olmaktan bahsederken; bir Türkmen kadının, sadece bürokratik bir takılma nedeniyle iki yıl boyunca Türkiye’ye girişinin yasaklanması hangi kardeşlik hukukuna sığar?
Bürokrasi mi, İnsan mı?
Bürokrasinin soğuk yüzü, bazen en büyük adaletsizlik haline gelebiliyor. Bu kadın bir suçlu değil, bir emekçi.
Gidip ülkesinde cezasını çekiyor, "çırpınıyor" geri dönebilmek için.
Çünkü orada onu bekleyen, onun eline bakan bir aile var.
Buradan yetkililere, ita amirlerine ve karar vericilere sesleniyoruz;
Her vize ihlali yapanı aynı kefeye koyamazsınız.
Suça karışmış olanla, 13 yıl bu ülkeye hizmet etmiş, yaşlımıza bakmış, vergisini bir şekilde dolaylı yoldan ödemiş insanı bir tutmak adaleti zedeler.
Çözüm zor değil;
Yüz kızartıcı suçu olmayan, Türkiye’de uzun süre ikamet etmiş ve çalışma niyeti olan soydaşlarımız için "Deport Affı" veya cezayı ödedikten sonra yasağın derhal kaldırılması gibi esneklikler getirilmelidir.
Kardeşlik sadece protokol masalarında imzalanan metinlerle olmaz; kardeşlik, zorda kalan kardeşinin elinden tutmakla, onun önündeki bürokratik engelleri kaldırmakla olur.
Bu kadının feryadı, aslında sistemin içinde kaybolan binlerce dürüst emekçinin feryadıdır.
Duyun bu sesi!



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum