Samsunspor ile Beşiktaş arasında oynanan karşılaşmanın ilk yarısı, skordan bağımsız olarak futbolun iki farklı yüzünü sahaya yansıttı.
Maça daha istekli ve iştahlı başlayan taraf Samsunspor’du.
Özellikle ilk 25 dakikalık bölümde rakip kalede kurdukları baskı, oyunun kontrolünü ellerine alma arzularının net bir göstergesiydi.
Ancak futbolun değişmeyen gerçeği bir kez daha kendini hatırlattı;
Üretmek yetmez, bitirmek gerekir.
Samsunspor, yakaladığı fırsatları gole çeviremediği her an, oyunun kontrolünü yavaş yavaş kaybetmeye başladı.
Beşiktaş ise maça tutuk başlayan, fakat oyunun içinde kalmayı bilen bir görüntü çizdi.
Siyah-beyazlılar, özellikle 39. dakikadan itibaren tempoyu yükseltip ağırlığını hissettirmeye başladı.
Bu bölümde topa daha fazla sahip olan ve rakip yarı sahada daha görünür hale gelen bir Beşiktaş izledik.
Bu maçta da ilk 45 dakika, skordan çok zihinsel üstünlüğün el değiştirdiği bir süreç oldu.
Samsunspor, ilk devrenin aksine net bir hikâye yazdı;
Fırsatları değerlendiren ve oyunun karşılığını alan bir Samsunspor.
İkinci yarıya da aynı iştahla başlayan Samsunspor, bu kez üretmekle yetinmedi.
Dakikalar 50’yi gösterdiğinde Holse’nin gelişine yaptığı o klas plase vuruş, aslında ilk yarının birikmiş emeğinin sonucuydu.
Bu gol sadece skoru değil, oyunun psikolojik dengesini de kırdı.
Beşiktaş henüz toparlanmaya çalışırken gelen ikinci gol ise maçın kırılma anı oldu.
56. dakikada Coulibaly’nin, ilk gole benzer bir şekilde ağlarla buluşturdu.
Bu dakikadan sonra oyun, kontrolünü tamamen Samsunspor’da idi.
Beşiktaş 90. dakikada kazandığı penaltı ile skoru 2-1 yaptı.
Ama bu maçın bir başka önemli satır başı daha vardı;
Kaptan Zeki Yavru.
Sezon boyunca onun üzerinden yapılan tartışmalar, “ağır kalıyor”, “takımı yavaşlatıyor” gibi eleştirilerdi.
Oysa Beşiktaş karşısında sahaya çıkan tablo, bu söylemlerin ne kadar yüzeysel olduğunu ortaya koydu.
Zeki’nin sahadaki varlığı; sadece bir oyuncudan ibaret değil, aynı zamanda oyunun temposunu ayarlayan, takımın dengesini kuran bir akıl olduğunu bir kez daha gösterdi.
Daha da önemlisi, onun olmadığı maçlarda Samsunspor’un ne kadar kimliksiz ve etkisiz bir görüntü verdiğini zaten görmüştük.
Bu karşılaşma ise adeta bir cevap niteliğindeydi.
Saha içinde konuşulan futbol, saha dışındaki tartışmaları susturmanın en net yoludur.
Zeki üzerinden yapılan mikro milliyetçilik tartışmaların, hatta yer yer anlamsız bir noktaya taşınan eleştirilerin, sahadaki performansla nasıl boşa düştüğünü bu maç net bir şekilde gösterdi.
Kaptan, sözü futbola bıraktı ve noktayı sahada koydu.
Bazı cevaplar kelimelerle değil, oyunla verilir.
Bu maç da tam olarak öyleydi.
Samsunspor zorlu Beşiktaş engelini 2-1’lik skorla geçerek puanını 42 yükseltti.


FACEBOOK YORUMLAR