(“Malûmlar”a taşlama, mısra-mısra haşlama):
• “Mü’min… hayâsız olmaz.”, “Hayâ, îmândan bir şubedir.”, “Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkip eder.”, “Fitneyi gören sokağa çıkmasın, evine kapansın!..” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
• “Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir.” (Hz. Ebû Bekir “radıyallahü anh”)(*)
• “Allahü teâlâ kime akıl verirse, hayâ ile imân da onunla beraberdir. Aklı olmayanın ne hayâsı, ne de imânı vardır.” (Süleymân bin Cezâ)(*)
• “Kul hayâ sâhibi olduğu zaman, hayır ve iyi işlere yapışır. Hayâ kalbe yerleştiği zaman nefsin arzû ve istekleri ondan uzaklaşır.”(Ebû Süleymân-ı Dârânî)(*)
• “Allahü teâlâdan hayâ etmeyen kimse, insanlardan da utanmaz.” (Zeyd bin Sâbit)(*)
• “Bir kimsenin hayâsının az olduğunu görürsen, bil ki onun nesebi bozuktur.” (Yahyâ bin Ca’de) (**)
• “Her şeyin bir vâizi, nasîhatçisi vardır. Kalbin nasihatçisi de hayâdır.” (Ali Rodbârî) (**)
• “İnsan hayâlı olduğu müddetçe, hayâtı hayırlı ve bereketli olur.” (**)
• “Huzeyfe buyurdu ki: ‘İnsanlardan utanmayan kimsede hayır yoktur. İnsanlardan utanmak, neticede Allahü teâlâdan utanmaya bağlıdır.” (*)
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Cadde ve sokaklarımız ile çarşı ve pazarlarımızın, pür hâl-i melâline ibret nazârı ile şöylece bir bakıp gördükten sonra” sözü daha fazla uzatmayı yersiz görüyor ve yukarıda “serlevha” hâlinde sunduğumuz hadîs-i şerîfler ile mübârek zâtların dikkat çeken vecîz ifadelerini nakletmekle yetinmek istiyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
= = = ( * * * ) = = =
“Ar-hayâsı yok ise”, “sanma ebed yâr olur”;
“Ev-ocak ve aile”n, “ömür boy gülzâr olur”;
“Onca ümid/hayâller”, “yaşarken mezar olur!..”
“Ar ve hayâ zengini”, bir “bulursa dengini”;
Yelken açar “Me’vâ”ya, “Naziât”(*)tır engini!..
“Secde” ve de “Nâziât”, “Me’vâ”yı “müjde”liyor;
“Ar ve hayâ zengini”, “konak konak” geliyor;
“Ar-hayâ yoksunları”; “Sırat”ta sendeliyor!..
“Ar ve hayâ zengini”, bir “bulursa dengini”;
Yelken açar “Me’vâ”ya, “Naziât”(**)tır engini!..
“Ar-hayâsı yok ise”, ortak eder “yabanı”;
Bakar… Bakar… Baktırır, “şeytân” olur “çobanı”;
“Helâl-haram” inancı, “dînin esas tabanı!..”
“Ar ve hayâ zengini”, bir “bulursa dengini”;
Yelken açar “Me’vâ”ya, “Naziât”(**)tır engini!..
KAYIKÇ’Ali diyor ki, “Sanma ebed yâr olur…
...Ev-ocak ve ailen, ömürboy gülzâr olur…
…Ar-hayâsı yok ise, yaşarken mezar olur!..
“Ar ve hayâ zengini”, bir “bulursa dengini”;
Yelken açar “Me’vâ”ya, “Nâziat”tır engini!..”
Ali KAYIKÇI (Âşık Derebahçeli) İlkadım/SAMSUN
(*): Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; C. 1, sy. 174/175
(**): Türkiye Gazetesi-25.08.2026, sy. 9
(*): Gönül Sultanları/11; Türkiye Gazetesi Yay. İst. 2026, sy. 139
(**): Nâziât: Kur’ân-ı Kerîm’in 79’uncu sûresi, âyet 41. Ayrıca bkz 32/Secde Sûresi, âyet 19


FACEBOOK YORUMLAR