Tarih: 21 Ekim 2026
Öne Çıkan: D-8 Ruhu ve Dörtlü Güç Birliği
Dünya siyasetinde öyle anlar vardır ki, atılan bir imza sadece bugünü değil, geçmişin ve geleceğin akışını da değiştirir. Katar’ın başkenti Doha’da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan çok taraflı "Bedir Mutabakat Zaptı", işte tam olarak böyle bir kırılma noktasıdır.
Bu haberi okurken zihnimde tek bir sahne canlandı: 15 Haziran 1997, Çırağan Sarayı...
Merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın "Sadece ekonomik değil, teknolojik ve stratejik tam bağımsızlık" diyerek ilan ettiği D-8 vizyonu, o günlerde Batı merkezli medya ve vesayet odakları tarafından "hayalci bir girişim" olarak nitelendirilmişti. Fakat tarih bir kez daha haklıyı haksızdan ayırdı. Erbakan’ın 29 yıl önce tohumlarını attığı o büyük ideal, bugün savunma sanayisinin en somut, en caydırıcı hamlesiyle yeniden ete kemiğe büründü.
D-8 Omurgasına "Körfez" Aşısı
İmzacı ülkelere dikkatlice baktığınızda, tesadüflerin değil, stratejik bir aklın devrede olduğunu görürsünüz:
*Türkiye; Yüksek teknoloji üreten, İHA/SİHA’ları ve milli muharip uçağıyla küresel güç dengelerini değiştiren oyun kurucu.
*Pakistan; D-8’in kurucu gücü; nükleer caydırıcılığı ve köklü askeri gelenekleriyle Güney Asya’nın kalbi.
*Endonezya; D-8’in en büyük üyesi; Asya-Pasifik’in devasa pazarı ve yükselen sanayi devi.
*Katar: İşbirliğinin finansal, stratejik ve lojistik derinliğini sağlayan Körfez’in kilit aktörü.
Erbakan Hocamızın D-8’i kurarken hedeflediği "İslam dünyasının kendi gücüyle kendi ayağı üzerinde durması" ilkesi, bugün "Bedir" adı altında, Batı’nın örtülü ambargolarına ve küresel bağımlılık dayatmalarına karşı muazzam bir kalkan oluşturuyor.
Hazır Alımdan "Birlikte Üretim" Devrimine
Türkiye, son 4 yılda savunma sanayisinde 30 milyar doları aşan bir ihracat başarısına imza attı. Son 12 ayda ise tek başına 11 milyar dolar sınırı aşıldı. Ancak Türkiye bu gücü, Batı’nın yaptığı gibi müttefiklerini kendine "bağımlı kılmak" için değil; Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün ifadesiyle "teknolojiyi paylaşmak, birlikte geliştirmek ve birlikte üretmek" için kullanıyor.
Bu yaklaşım, Erbakan’ın ağır sanayi hamlelerindeki "Montajcılığa hayır, milli üretime evet" parolasıyla tam bir uyum içindedir. Artık hazır sistem satın alan değil, kendi insan kaynağını ve sanayi ekosistemini ortaklaşa büyüten bir ittifak yapısı doğuyor.
Gökyüzündeki Dolunay; "Bedir"
Anlaşmaya verilen "Bedir" (Dolunay) ismi son derece derin bir anlama sahip. Dolunay nasıl ki gökyüzünde parçaların birleşmesiyle tam ve parlak bir küre haline gelirse; Türkiye’nin mühendisliği, Pakistan’ın tecrübesi, Endonezya’nın ölçeği ve Katar’ın imkanları da birleşerek Doğu coğrafyasında eksiksiz bir güç kalkanı oluşturuyor.
Bir zamanlar "Yapamazsınız, başaramazsınız, Batı'ya muhtaçsınız" diyenlere verilen en net cevaptır bu resim.
Son Söz: Hayaller Gerçek, Fikirler Ölümsüzdür
Liderler ölür, iktidarlar değişir; fakat milletin ve coğrafyanın kaderine yön veren büyük fikirler asla kaybolmaz.
Necmettin Erbakan’ın ömrünü adadığı "Yeniden Büyük Türkiye" ve "Yeni Bir Dünya" meşalesi; bugün KAAN’ın kanatlarında, Bayraktar’ın irtifasında ve Doha’da atılan Bedir Mutabakatı imzalarında yanmaya devam ediyor.
Tohum toprağa düşmüştü; bugün o tohum, kökleri Asya’dan Körfez’e uzanan dev bir çınara dönüşüyor. Rahmetli Erbakan Hocamızın ruhu şad, milletimizin istikbali aydınlık olsun.
Paylaş
Çırağan’dan Doha’ya Atılan Tarihi İmza!
Hazır