(“5 dakika tefekkür” ve “Malûmlar”a taşlama, mısra mısra haşlama):
• “LÜBNAN KAN GÖLÜ! Savaş İran’da durdu. Lübnan’da şiddetlendi. İç kamuoyunda eleştirilerin hedefi olan katil Netanyahu’nun talimatıyla 50 uç ak, 10 dakikada 100 noktayı vurdu, yüzlerce sivil can verdi…” (Türkiye Gazetesi-09.04.2026, sy. 1, 10)
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; 16 Kasım 2021 günü aramızdan ayrılan üstâd “Mütefekkir, Şâir ve Yazar Sezai Karakoç” tarafından kaleme alınan “Çıkış Yolu III-Kutlu Millet Gerçeği; sy. 99” adlı eserde (fazla bilgi için bkz: “Mütefekkir Şair SEZAİ KARAKOÇ KİTABI”; Zeytinburnu Belediyesi Yay. İst. 2023, sy. 354), “…tarihten alınacak herhangi bir kesitte devletler ve milletler, aralarında Türkiye de bulunacak şekilde, başlıca üç grupta toplanmaktadır” demekte ve sonrasında da şöyle devam etmektedir:
1-…en azından yüz yılı aşkın plânı, programı olan; neticede tarihi yapan, büyük milletler ve devletler.
2-Milletlerarası düzende durumunu korumak isteyen statükocu milletler ve devletler. Yani, orta çaplı millet ve devletler.
3-Hep dışarıya uyan, mesajsız, görevsiz-amaçsız, anti-misyonunu misyon olarak seçen, her an bocalayan, siyasal düzeninde mütemadiyen devletlerarası ve milletlerarası kuvvet dengelerine bel bağlayan, beynelmilel üstünlüğün el değiştirmelerine göre ayarlamalar yapmak zorunda kalan, handiyse ayaklar altında ezilen, neticede de küçük çaplı olan devletler ve milletler…”
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bu 3’üncü gruptaki devletlerden bir kısmı da 9.645 nüfuslu Tuvalu, 10.670 nüfuslu Palau ve 17.695 nüfuslu Nauru gibi (Bkz: Türkiye Gazetesi; 08.04.2026, sy. 7) bir şehrin ancak küçük bir mahallesi kadar insana ev sahipliği yapmasına rağmen BM’de 1,5 milyarlık Hindistan gibi “kabul” veya “red” deme hakkına sahipler.
Bu durum birden bire aklımıza, son günlerde Orta Doğu’da İsrail’in âdeta bir“şamar oğlanı” durumuna düşürdüğü “Lübnan”ı getiriverdi.
Diyoruz ve his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Sizleri başbaşa bırakalım istiyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
* (1) *
“3/Üç millet/devlet var, bayrakları farklı;
“Büyük, orta çaplı”, bir de “küçükler”;
Kimi “Lübnan” gibi, hep “yandan çarklı”;
“Ezilen-itilen”, selde “kütükler”;
“Şeyhlik-Krallık”mış, “böl ve yut aklı!..”
“Statükocu”ymuş, “orta çaplılar”;
“He he”ci, “ho ho”cu; hep ”hesapçılar”;
“Denge güdücü”ler, çok “nisâbçılar!..”
Kâh “Rus, Coni” yanlı; hasbî “hödükler”;
“Faizci-rüşvetçi”, “irtikâbcılar!..”
Hep “ele uyar”mış, “çapsız devletler”;
“Ayarsız-dengesiz”, boş “hareketler”;
“İlikli düğmeler”, “lâci ceketler!..”
“Dışarıya iyi”, “iç: “Kötülükler”;
“Darbeler… Darbeler…”, “Cezirler… Medler!..”
“Güzel, iyi, doğru”; “ideâ”n yoksa,
“Lübnan” gibi “Siyon”, düşmanın çoksa;
“Mahzûn” olur elbet, “Beyrut” ve “Aksâ!..”
“Çalar” durur “siren”, öter “düdükler”;
“Füzeler, bombalar”, şimşekler çaksa!..
KAYIKÇ’Ali der ki, “Karakoç yazdı…
“3/Üç millet/devlet” var, “büyükler” azdı…
“Ümmet olmak ayn”dı, behemah… “farzdı!..”
“Büyük, orta çaplı”, bir de “küçükler…
Kâh “Rus, Coni” yanlı; hasbi “hödükler!..”
*(2)*
İşte “Lübnan” son örnek, aklını başa devşir;
Ne “AB”den “BM”den, sana “fayda yok/anla”;
“Müslümanla müslüman, dünyâ-âh’ret sevişir”;
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
“Batasıca emperyal”, her fırsatta “debreşir!..”
İşte “Lübnan” son örnek, sözde “BM üyesi”;
“Yara bere” içinde, yıllar var ki “bünyesi”;
Şu “İtrail” gördünüz, “tahtakuru/güvesi!..”
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
“Boğulmakta bak Beyrut”, “çıkmıyor artık sesi!..”
İşte “Lübnan” son örnek, “şamar şamar” üstüne;
“İtrail”den saldırı, “işgâller var her güne”;
“Yakıp-yıkma” ve “sürgün”, “sanki çıkmış düğüne!..”
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
“Kahramanca” vedâ et, değsin hem “öldüğüne!..”
İşte “Lübnan” son örnek, “10 dak’kada 100 bomba”;
Ve “oradan-buradan”; ne “ışık” var, ne “lâmba”;
“Nisan” diyor “târihler”, günlerden de “Çarşamba!..”
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
“Din kardeşin” hüzünlü, “Siyonist” oynar “Samba!..”
İşte “Lübnan” son örnek, “kardeşliktir tek çâre”;
“Arap-İslâm Dünyâsı”, gördün işte “kaç pâre”;
Ne “AB”den, “BM”den; dermân yok “zülfiyâre!..”
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
Şu “Tel Aviv kahpesi”, “kalmalıdır bîçâre!..”
KAYIKÇ’Ali diyor ki, “Aklını başa devşir…
…İşte Lübnan son örnek, emperyallik debreşir…
…Müslümanla müslüman, dünyâ-âh’ret sevişir!..”
“Hür yaşa ve hürce öl”, “son nefeste îmanla”;
Ne “AB”den, “BM”den; sana fayda yok, anla!..”


FACEBOOK YORUMLAR