Bir kentin sokakları, caddeleri ve meydanları o kentin nefes borularıdır. İnsanlar özgürce karşıya geçebilmeli, mahalleler birbirinden kopmamalı, trafik bir çile değil, akıp giden bir hayat ritmi olmalıdır.
Ancak Samsun’un omurgası olarak sunulan hafif raylı sistem, maalesef yıllardır kentin kalbine saplanmış beton bir hançer gibi duruyor.
Doğu’dan Batı’ya uzanan bu hat, insanları ve araçları buluşturmak bir yana, şehri ortadan ikiye diken aşılmaz bir hat oluşturuyor.
Adeta Samsun’un ortasında küçük birer "Berlin Duvarı" esintisi yaşatıyoruz.
Rayların etrafını çeviren o kalın çitler, bariyerler ve yalıtımlar hem yayanın ayağına pranga vuruyor hem de sürücüleri ara sokaklarda mahkûm ediyor.
Karşıya geçmek için yüzlerce metre yürümek, tek bir kavşaktan dönmek için dakikalarca beklemek...
Bu mu çağdaş şehircilik?
Bu mu insanı merkeze alan yerel yönetim anlayışı?
Dünyada Raylar Engel Değil, Entegrasyondur
Gelişmiş dünya örneklerine baktığımızda işin rengi tamamen değişiyor.
Avrupa’nın pek çok şehrinde özellikle Almanya’nın köklü kentlerinde tramvay hatları şehrin dokusunu boğan birer tecrit duvarı değildir.
Güvenlik, körlemesine çekilmiş demir çitlerle değil; yalnızca durak peronlarında alınan akıllı tertibatlarla sağlanır.
Raylar cadde zeminine sıfırdır, hayatın ve trafiğin içindedir.
Gerektiğinde acil durum araçları, taksiler ve akışkan trafik bu güzergâhı ortak akılla paylaşır.
Kimse kocasından, mahallesinden, esnafından çitlerle yalıtılmaz.
Peki, biz ne yapıyoruz?
"Güvenlik" bahçesinin arkasına sığınarak şehri beton bloklarla bölüyoruz.
Samsun gibi dar bir kıyı şeridine sıkışmış, deniz seviyesindeki bir kenti kalkıp 5-6 metre havaya kaldıran viyadüklerle doldurmak, bu kentin siluetine ve denizle olan bağına ihanet etmektir.
Çözüm Var, Yeter ki Cesaret Olsun
Bugün İstanbul Boğazı’nın altından asırlar boyu konuşulamayacak tüneller geçiyorsa, Samsun’un can damarı olan geçiş noktalarında da modern tüp geçit ve yer altı çözümleri pekâlâ uygulanabilir.
Şehri beton gölgelerine boğmadan, yaya öncelikli ve akıllı bir yer altı sirkülasyonu kurmak hayal değil.
Yerel yöneticilere sesleniyoruz; Göreviniz hayatı zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak!
İstasyonlar haricindeki tüm o çağdışı çitler ve barikatlar sökülmelidir.
Trafiğin ve yayanın nefes alacağı hemzemin entegrasyonlar veya modern alt/tüp geçitler acilen planlanmalıdır.
Samsun halkı, kendi memleketinde bir yerden bir yere giderken dolambaçlı yollara mahkûm edilmeyi hak etmiyor.
Gelin, bu demir duvarları zihniyetimizle birlikte yırtıp atalım;
Samsun'u hak ettiği özgür ve akışkan geleceğe birlikte taşıyalım.