OMÜ Akademik Yılı Açılışını TÜBA Başkanıyla Yaptı

Ondokuz Mayıs Üniversitesinin (OMÜ) “2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni, ”Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve Samsun protokolünün geniş katılımıyla gerçekleşti. Onur konuğu olarak törene katılan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, "Türkiye'de Akademik Gelişmeler ve Gelecek Tasavvuru" konulu, akademik yılın açılış dersini verdi.

OMÜ Akademik Yılı Açılışını TÜBA Başkanıyla Yaptı
11 Kasım 2019 - 20:17
OMÜ Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan ve ardından Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene; Samsun Valisi Osman Kaymak, Samsun milletvekili Ahmet Demircan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Garnizon Komutanı Topçu Albay Recep Ali Üstün, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, Samsun Barosu Başkanı Kerami Gürbüz, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, ilçe kaymakamları, rektör yardımcıları, dekanlar, kamu kurumlarının yöneticileri, siyasi partilerin il başkanları, meslek odaları başkanları, sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Törenin sunuş konuşmasını ev sahibi olarak Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç yaptı. Rektör Bilgiç tüm konuklarını selamlayarak “Üniversitemizin 2019-2020 Akademik Yılı Açılış törenine hoş geldiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için ilk adımların atıldığı ve kurtuluş meşalesinin yakıldığı Samsun’da, o günün adını taşıyan OMÜ’de yeni akademik yıl açılışını 19 Mayıs’ın 100. yılında birlikte kutlamamız bizleri ziyadesiyle mutlu etti” dedi.
OMÜ bilgiyi hayata daha fazla katma motivasyonuyla yoluna devam etmektedir
OMÜ’nün 44 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Rektör Sait Bilgiç “1975 yılında eğitime, bilime ve gençliğin taşıdığı cevhere gönül vermiş kişilerin büyük emekleri ve katkılarıyla bir fidan olarak hayatına başlayan OMÜ, o günlerden bugünlere gelişerek, hizmet vererek, bilgi, teknoloji ve değer üreterek, projeleri hayata geçirerek, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini her geçen gün hızlandırarak ve bilgiyi hayata daha fazla katma motivasyonuyla yoluna devam etmektedir. Üniversitemizin bugünlere gelmesinde emeği geçen kurucularımıza, yöneticilerimize, akademisyenlerimize, tüm çalışanlarımıza, geleceğimizin teminatı olan gençlerimize, eğitimin ve bilimin daha ileriye taşınması için canı gönülden destek veren kıymetli bağışçılarımız ile bağışçı ailelerimize şükranlarımızı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Gelişime ve değişime ayak uydurmak için Üniversite Danışma Kurulunu ilk kuran üniversitelerden birisi olduk
OMÜ’nün;19 fakülte, 6 enstitü, 1 yüksekokul, 1 devlet konservatuarı, 12 meslek yüksekokulu, 22 araştırma ve uygulama merkezi, 54 bin öğrenci, yaklaşık 6500 çalışanıyla her alanda eğitim-öğretim, Ar-Ge ve toplumsal hizmet faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Rektör Bilgiç şöyle devam etti: “Bilgi toplumunun oluşmasında üniversiteler kilit role sahiptir. Bilgiyi üreterek yayınlar ve bilişim teknolojileri vasıtasıyla topluma yayan üniversiteler,  yaşamın her alanında verimlilik artışının temel kaynağı olan değişim ve gelişim açısından da büyük öneme sahip. Son yıllarda Türkiye’nin yükseköğretim kurumlarında AR-GE’ye ayrılan bütçenin artması, öncelikli alanlara odaklanarak ihtisaslaşma sürecinin başlatılması, doktora yapanlara ek desteklerin sağlanması gibi gelişmeler, üniversiteleri daha verimli ve etkin çalışmaya, rekabet güçlerini artırmaya ve hizmet kalitelerini yükseltmeye zorladı. Beklentilerin giderek yükseldiği günümüzde üniversiteler, talepleri karşılamak için çok daha fazla çalışmak ve değişmek durumunda kaldı. Yakın geleceği takip etmek, işin içinde olanlar için bile güçleşmeye başladı. Bu değişimler üniversiteleri bir yandan akreditasyon ve standardizasyon gibi süreçleri yaşamaya, diğer yandan kalite yönetim sistemini kurarak ürün ve hizmet kalitelerini güvence altına almaya mecbur kıldı. Bu amaçla, Üniversite Danışma Kurulunu ilk kuran üniversitelerden birisi olduk. Hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bu kurul, üniversite-şehir buluşmasını inşa eden kurumsal ve sürdürülebilir bir mekanizma olmasının yanı sıra bölgenin, şehrin ve sanayinin ihtiyaçlarının birinci elden öğrenilmesini de sağlıyor. Böylelikle OMÜ, çalışmalarını şehrin ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirme, bilgiyi hayatın her alanına daha çok katabilme fırsatı yakalıyor.”
Çalışmalarımızı araştırma üniversitesi olma istikametinde sürdürüyoruz
OMÜ’nün, şehrin sanat ve kültür ihtiyacına yönelik faaliyete geçirdiği “İlim, Sanat, Kültür Evi”nin de şehir-üniversite buluşmalarına katkı sağladığına değinen Rektör Sait Bilgiç, OMÜ’nün hedeflediği “araştırma üniversitesi” olmak için yaptığı çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “İmkânları iyi ve yerinde kullanmak, sınırlı bütçeyle isabetli adımlar atabilmek için öncelikli alanlara odaklanma ve ihtisaslaşma kaçınılmazdır. Bu nedenle araştırma üniversitesi olmak için niyetimizi Yükseköğretim Kuruluna bildirdik ve çalışmalarımızı bu istikamette sürdürüyoruz. İlk olarak Türkiye’nin öncelikli alanlarını, bölgemiz ve üniversitemiz imkânlarını birlikte değerlendirerek 7 öncelikli alan belirledik. Bunlar; enerji, iklim değişikliği ve etkileri, akıllı sistemler, sağlık alanında yenilikçi cihaz, malzeme ve sağlık bakım modelleri geliştirilmesi, atık yönetimi, nörobilimler ile sosyal inovasyon ve tasarımdır“ diye konuştu.
Projeler için ayrılan bütçe ile üniversite yönetiminin belirlediği öncelikli alanlara odaklanmış ve yüksek bütçeli projeleri destekleme kararı aldıklarının altını çizen Rektör Bilgiç “OMÜ TTO’yu da yeniden yapılandırarak şirketleşme sürecini tamamladık. TÜBİTAK tarafından desteklenen projesiyle şimdi çok daha etkin faaliyetler yürütüyor. İş dünyası ve diğer paydaşlarla da bağlantılar kuvvetlendirilerek araştırmaların patent ve ticari ürüne dönüştürülmesinde, proje yazım ve eğitiminde ciddi destekler sağlanmış, proje ve patent sayılarında artışlar başlamıştır” şeklinde konuştu.
Hedefimiz dünya sıralamasında ilk 500’de olmak
Türk Patent ve Marka Kurumu Uluslararası Buluş Fuarı (ISIF 2019) ve Teknofest’te akademisyen ve öğrencilerin aldığı ödülleri paylaşarak başarılarından dolayı tebrik eden Rektör Bilgiç, özellikle uluslararası öğrencilerin üniversiteleri tercih etmesinde dünya sıralamasındaki yerinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek OMÜ’nün Times Higher Education (THE) tarafından yapılan sıralamada son iki yılda ilk 1001 üniversite arasında yer aldığını belirtti. Hedeflerinin ilk etapta ilk 500’de yer almak olduğunu kaydeden Bilgiç “Bu hedefe ulaşmak sizlerin çalışmaları ve başarılarıyla mümkün olacaktır. Güçlü Türkiye için bizlerden beklenen daha çok çalışmak ve üretmektir. Bu nedenlerle, dış kaynaklı proje sayısını, kaliteli yayın sayısını, teknolojik ürün geliştirme, patent ve ticarileşme sayısını artırmak için daha çok çalışacağız” dedi.
Kalite sürecine de değinen Rektör Sait Bilgiç, “Üniversitemizin planlı gelişmesi, kaliteli hizmet sunumu ve sürdürülebilir iyileştirmeler yapabilmesini kolaylaştırmak için başlattığımız kalite çalışmalarının bir parçası olarak 2019 içinde ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi belgesini aldık. Müşteri memnuniyeti belge başvurumuzu da yaptık. Ayrıca Kalite Yönetim Sistemi Yazılımı (KALEM), kendi yazılımcılarımız tarafından tamamlandı ve kullanıma başladı. Diğer modüllerin çalışmaları da devam etmektedir” diye konuştu.
OMÜ ailesine yeni katılan tüm öğrencilere de sağlıklı ve başarılı bir öğrenim dönemi dileyen Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, OMÜ’nün eğitim alanında yaptığı çalışmaları da katılımcılarla paylaştı. Öğrencilerin mezun olduktan sonra iş bulmasını kolaylaştırmak için uygulamalı eğitim modelleri geliştirdiklerini kaydeden Rektör Sait Bilgiç, üstün yetenekli öğrenciler için de çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını belirtti.
Erasmus+ Mundus Türk üniversitesinin koordinatörlüğünü yaptığı ilk uluslararası projedir
Toplam öğrenci sayısının içinde uluslararası öğrenci sayısının yüzde 10’u geçtiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Ayrıca bu yıl uluslararası işbirliğini artıran önemli projelere de imza atıldı. Bunlardan en büyüğü ve önemlisi Erasmus+ Mundus Yüksek lisans programı olup bu projeyle 20 milyonluk bir destek sağlanmıştır. Bu proje, bir Türk üniversitesinin koordinatörlüğünü yaptığı ilk uluslararası projedir. Dünyanın çok farklı ülkelerinden öğrenciler ve proje ortağı üniversitelerden öğretim üyeleri bu program için Samsun’a gelecekler. Proje yürütücüsü Prof. Dr. Rıdvan Kızılkaya ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi.
Engelsiz üniversite çalışmaları, 7 gün 24 saat hizmet veren hayvan hastanesi ile yeni açılan Kenevir Araştırma Enstitüsü ve Eczacılık Fakültesi ile ilgili de bilgi veren Rektör Bilgiç, başta organ nakli olmak üzere OMÜ Tıp Fakültesi’nin çalışmaları ile ilgili de veriler paylaştı.
Kurupelit Kampüsünde faaliyete geçen tramvay sebebiyle Samsun Büyükşehir Belediyesine teşekkürlerini sunan Rektör Bilgiç konuşmasını “Yeni akademik yılın güzel ve başarılı bir yıl olmasını diliyorum. Üniversitemizin akademik yıl açılış töreni sizlerin katılımıyla çok daha güzel oldu. Hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun” sözleriyle tamamladı.
Sıfır atık sistemini ilk kuran şehir olmak istiyoruz
Törende bulunmaktan duyduğu heyecanı ifade eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de  “Hepinizi bu vesileyle saygı ve sevgiyle selamlıyorum. OMÜ’nün 44 yıllık geçmişinde çok büyük emekleri var.  Bugün burada ifade ettiğiniz gibi OMÜ,  Türkiye üniversiteleri arasında çok iyi bir yerde. Dünyayla ve Anadolu’daki kentlerle en üst düzeyde bağ kuran bir üniversite. Rektörümüzün şahsında tüm yetkililere ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bilgi iletişim teknolojileriyle ilgili ve birçok çalışmalarda OMÜ ile çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Özellikle sıfır atık projesinde arkadaşlarımız ortak çalışmalar yürütüyor. İnşallah bu sıfır atık sistemini en önce tamamlayan ve sistemi kuran bir şehir olmayı hedefliyoruz” dedi.
Öğrencilere indirimli abonman sistemi getiriyoruz
OMÜ’nün olanaklarını kamu kurumu ve toplumla senkronize bir şekilde birleştirdiğini belirten Başkan Mustafa Demir şöyle devam etti: “Üniversite eğitim hayatını devam ettirirken bilgiler, ilimler keşifler yeni ufuklar açarken uygulamaları da sahaya yansıtma noktasında Türkiye’nin en iyisi olmak durumundayız. Üniversitemizin bu konuda refleksi oldukça iyi. Bizim belediye olarak bir projemiz var. Dünya çapında kütüphaneyi üniversite gençliğimize ve Samsunumuza hediye edeceğiz inşallah. Üniversite ile iş birliğine her zaman ihtiyacımız var. Ulaşımla ilgili önümüzdeki ay öğrencilerimize indirimli abonman sistemi getiriyoruz. Yalnız öğrencilerimiz değil öğretim üyelerimiz ve çalışanlar da bu sistemden yararlanabilecek.”
OMÜ’nün tanık olduğumuz başarıları bizleri gururlandırdı
Konuşmasının başında Samsun’un üniversite şehri kimliğinin OMÜ’nün başarıları ve Samsun Üniversitesinin kurulmasıyla daha da görünür hâle geldiğine dikkat çeken Samsun Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan ise “Samsun, üniversite şehri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor; ikinci üniversitemiz olan Samsun Üniversitesi de faaliyetlerine başladı. Fevkalade güzel neticelerin alınacağına inanıyorum. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Sait Bilgiç’in konuşmasında da belirttiği gibi OMÜ’nün başarılarına şahit olduk. Bu başarı bizlere gurur verdi. Yanı sıra değerli Belediye Başkanımız Mustafa Demir’in de Üniversite-şehir buluşması adına güzel dilekleri, projeleri ve vaatleri gerçekten bizi ziyadesiyle sevindiriyor.
Zor bir coğrafyada güçlü olmamız, bilgi ve teknoloji üretmemize bağlı
Türkiye üzerinde oynanan oyunların tekrar gündemde olduğuna işaret eden Samsun Milletvekili Demircan, ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizi belirterek “Özellikle tarihin son 300 yılında ağır faturalar yaşadığımız bir dönem yaşadık. Bu faturaların arkasındaki en mühim sebep; bilgi üretmeden kopmamız ve bilgiyi teknolojiyle buluşturamamamızdır. Bu coğrafyada Cumhuriyet ile birlikte ve ondan önceki gayretlerin de eklenmesiyle bilgi ve teknoloji üreten bir millet olma yolunda emin adımlarla ilerlediğimizi görmek istiyorum ve gördüğüme inanıyorum. Türkiye bilgi üretmek zorunda. Birlik ve beraberliğini korumanın yanında bilgi üreterek teknolojik imkânlarını geliştirmek zorunda. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz ve bu coğrafyada zayıf devlet yaşayamaz, dolayısıyla güçlenmeye mecburuz. Sizleri böylesine önemli noktada uyarmak istedim zira bilgi üretiminde yapılacak katkılar, üzerimize dönük olan tehdit ve baskıları bertaraf etme hususunda bizim en büyük dayanağımız olacaktır” diye konuştu.
OMÜ’nün, 44 yıllık bir üniversite olarak olgunluk çağına geldiğini vurgulayan Demircan Samsun milletvekilleri olarak kenti en iyi şekilde Ankara’da temsil etmeye çalıştıklarını kaydederek, devamında “Bizler de diğer milletvekili arkadaşlarımla beraber Ankara’da Samsun’un sahibiyiz. OMÜ ve yeni kurulan Samsun Üniversitesi her konuda ne talep ediyorsa adalet ölçüleri içerisinde kentimiz bunu elde etme imkânına sahip” sözlerine yer verdi.
Öğrencilerimiz eğitim alarak ülkemizin kalkınmasına katkı yapacaklar
Samsun Valisi Osman Kaymak ise “Samsun bir eğitim kenti. Üniversitemizin başarıları bizleri gururlandırmaktadır. Samsun’da 240 bine yakın ortaöğretim öğrencimiz var. 60 bine yakın üniversite öğrencimiz var. Bu 300 bin öğrencimiz eğitim alarak ülkemizin kalkınmasına katkı yapacaklar. 100 yıl önce Cumhuriyetin temelleri Samsun’da atıldı ama Türkiye’de milli mücadele bitmedi devam ediyor. Çünkü bu coğrafya kolay bir coğrafya değil. Bu oynanan oyunlar karşısında güçlü olmak durumundayız. Daha çok üretmek ve dünyayı yakalamak ve durumundayız. Bunun için en büyük görev üniversitelerimize düşmektedir. Sizlerin yapacağınız çalışmalar, mezun edeceğiniz öğrenciler Türkiye’nin gücüne güç katacaktır. Herkes işini en iyi şekilde yapmak durumundadır. İlimiz spor faaliyetleri ve sosyal alanda öğrencilerimizin çok rahat aktivite yapacağı bir şehir. Bu nedenle böyle güzel bir kentte yaşamak ayrıcalıktır. Valilik olarak üniversitemizle güzel bir uyum içerisindeyiz. Sizlerden bizim beklentimiz, bilim veya diğer alanlarda Türkiye’nin gücüne güç katacak çalışmalar yapmanız. Bu duygu ve düşüncelerle yeni akademik yılın hepimize sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum” dedi.
Protokol konuşmalarının ardından OMÜ Devlet Konservatuvarı Öğretim Elemanları Müzik Topluluğu; Doç. Dr. Serhat Yener’in şefliği ve solistliği ile Eğitim Fakültesi öğrencilerin şiir performansı eşliğinde vermiş olduğu Türk Sanat Müziği ve Şiir Dinletisi’nde Üniversitenin sanatsal kabiliyetini de gözler önüne serdi.
Lisanüstü eğitim ile doktora eğitimini dengelemek zorundayız
"Türkiye'de Akademik Gelişmeler ve Gelecek Tasavvuru" konulu akademik yılın açılış dersini veren TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker de “Akademik eğitimde ölçme değerlendirmeye ve istatiksel verilerimiz gerçekçi olarak tanımlamaya ihtiyacımız var. Türkiye’de yükseköğretim eğitimine baktığımızda ise lisansüstü eğitimle doktora arasında bir dengesizlik var. Doktora eğitiminden çok lisansüstü eğitime ağırlık verildiğini görüyoruz. Bu durumu biz akademisyenlerin sorunu ve lisansüstü dengesini sağlamak zorundayız” dedi.
Yükseköğretim Kurulunun (YÖK)  kalite güvence sistemiyle sistemi ile birlikte üniversiteleri sınıflandırma ve farklılaştırma çalışmaları olduğunu kaydeden TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker “YÖK ülke gelişimine katkıda bulunmak için üniversiteleri bölgesel kalkınma odaklı üniversiteler ve araştırma üniversiteleri olarak tanımladı. Araştırma üniversiteleri de 10 asıl 5 yedek diye başladı ve önümüzdeki günlerde bu sayı güncellenecek. Başvuranların potansiyelleri değerlendirildi ve yenileri eklenecek. Araştırma üniversiteleri güzel proje ve desteklenmesi gerekiyor. Bu üniversitelere baktığınızda kuruluşlarının 50 yılı geçtiğini ve ülkenin değeri olan üniversiteler olduğunu görüyoruz. Bölgesel kalkınma ile ilgili tematik olarak seçilmiş üniversitelerle konuştuğumuzda ise onlar da güzel projeler ürettiklerini kaydettiler“ ifadelerini kullandı.
Nitelikli proje, nitelikli yayın, nitelikli akademisyen, nitelikli ürün
Ar-Ge harcamalarında ciddi bir artış olduğunu vurgulayan Başkan Muzaffer Şeker “Bu çok güzel bir gelişme. Ancak bu harcamaların yerinde kullanılması çok önemli. Şu an üniversite-sanayi iş birliğinde, sanayinin kendisinin de teşvik koyacağı yeni projelere geçildi ki bu iş birlikleri kâğıt üzerinde kalmasın. Projelerimizi ciddiye almak zorundayız. Proje çöplüğüne dönmüş kurumlar kimsenin işine yaramıyor. Ülkeyi geliştirecek olan nitelikli proje, nitelikli yayın, nitelikli akademisyen ve nitelikli üründür” diye konuştu.
Günümüzde bazı mesleklerin ölmeye yüz tuttuğuna, bazı köklü bölümlerin ise dağıldığına işaret eden Başkan Şeker “Bazı planlama hatalarından ders almak gerekiyor. Türkiye yükseköğretiminin kanseri ek ders ücretidir ve bunun kalkması gerekiyor. Bu sistem sağlıklı müfredatın oluşturulmasını engelliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Tematik alan belirleyen Rektörümüzü tebrik ediyorum
Dünyanın gidişatına ve teknolojik gelişimine uygun program ve öncelikli ilerleme alanı belirleyen üniversitelerin daha başarılı olacağının altını çizen TÜBA Başkanı Şeker “Rektörümüz de araştırma üniversitesi hedeflerini ifade ederek 7 tematik alan belirlediklerini söyledi. Kendilerini tebrik ediyorum. Öncelikli alan belirleyen üniversitelerin mesafe alacağına inanıyorum” dedi.
TÜBA ve Türkiye’nin yükseköğretim faaliyetleri konusunda veriler de paylaşan Prof. Dr. Muzaffer Şeker’e dersin sonunda Samsun Valisi Osman Kaymak ve Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç fidan sertifikası takdim etti.
OMÜ’den Arslan Ailesine teşekkür
Rektör Sait Bilgiç, Samsun Valisi Osman Kaymak ile birlikte Bafra İşletme Fakültesi binasını yaptırarak OMÜ’ye bağışlayan Arslan Ailesi adına Akif Arslan’a teşekkür belgesi sundu.
Bilim ve teşvik ödüllerinin sunuldu
Bilim ve teşvik ödüllerinin takdimiyle devam eden törende; toprak bilimi alanında hazırlanan 3 milyon Avro bütçeli Erasmus+ Mundus Ortak Yüksek Lisans Projesinin (EMİSS) yürütücüsü Prof. Dr. Rıdvan Kızılkaya’ya ödülünü Rektör Sait Bilgiç, Samsun milletvekili Ahmet Demircan ile birlikte verdi.
Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ve Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek’in 2019 TUBİTAK Teşvik Ödülü sahibi OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşenur Büyükgöze Kavas, Hibrit Redüktör Sistemi çalışması ile ISIF 2019’da altın patent ödülü alan OMÜ Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kemal Yıldızlı ve üç adım atlamada 17 metreyi geçen ilk Türk sporcu, Üç Adım Atlama U-23 Avrupa Şampiyonu ve Türkiye Rekortmeni Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği öğrencisi Necati Er adına (Milli takım kampında olduğu için törene katılamadı) Doç. Dr. Özgür Bostancı’ya ödülünü takdim etmesinin ardından tören sona erdi.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum