Futbolcuya Dayalı Oyun Sıkıntı ve Acı Çektirir

Yılport Samsunspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, basın mensuplarıyla video konferans yoluyla bir araya gelerek sorularını cevapladı.

Futbolcuya Dayalı Oyun Sıkıntı ve Acı Çektirir
11 Şubat 2021 - 19:52
Konuşmasına ilk olarak Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kartal 2 harekât bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet ve yaralı askerlerimize acil şifalar dileyerek başlayan Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, dün takım oyuncularına, personele ve teknik heyete yapılan covid-19 testlerin hepsinin negatif olduğunu söyledi.
Taraftarın desteğine ihtiyaçları olduğunu belirten Ertuğrul Sağlam, “Sezon başında nasıl bir hedef koyduysak bu rotamızdan en ufak bir sapmamız yok. Yaşananlara ve kaybettiğimiz puanlara baktığımız zaman daha iyi olabilirdik ama bütün bu yaşadıklarımızı göz önünde bulundurduğumuzda da daha da kötü olabilirdik. Dolayısıyla biz şu anda tamamen hedefimizin içerisindeyiz ve hiçbir şampiyonluk Şubat ayında kazanılmadı ve kazanılmayacakta. Ama Şubat ayında kazanılmış bütünlük sizi Mayıs ayında şampiyon yapacaktır. O yüzden taraftarlarımız bize inanmaya, bize güvenmeye, bize destek olmaya devam etsinler. İnşallah bu bütünlük içerisinde hepimizin hayali olan ve başkanımız ile oyuncularımızla birlikte ortaya koyduğumuz hedef 25 Nisan 2021 tarihinde hep birlikte şampiyonluğu kutlamayı Allah bize nasip edecek. Taraftarımız bize inanmaya devam etsin. Bize güvensinler ve sonuna kadar bize destek olsunlar. Onların desteğine ihtiyacımız var” dedi.
Royal Hastanesi Bandırmaspor maçı öncesi tesislerden takımı uğurlayan taraftarlara teşekkür eden Ertuğrul Sağlam, “Uzun zamandır taraftarlarımızdan uzağız. Onlarla beraber olamadık ama onlar bize Royal Hastanesi Bandırmaspor maçı öncesinde çok güzel bir sürpriz hazırladı. Çok coşkulu bir atmosferle bizi tesislerden stadyuma uğurladılar. O görüntüler hepimizin moralini ve motivasyonunu arttırdı. Bandırmaspor karşılaşmasında ortaya konulan performansta o taraftarlarımızın fedakârlığının ve coşkusunun etkisini hissettik ve güzel de bir karşılaşma oynadık. O yüzden ben taraftarlarımızdan şunu istiyorum. Bize destek olsunlar. Arada inişler ve çıkışlar olacaktır. İyi günümüzde, kötü günümüzde ve sıkıntılı anımızda yine bize destek olsunlar. Bize inansınlar ve arkamızda hep itici güç olarak hep olumlu şekilde katkı sağlasınlar. Bugüne kadar biz 2 grubu da çok net bir şekilde gördük. Bir grup gerçekten Samsunspor’un başarısını isteyen ve taşın altına elini koyup, iyi günde kötü günde bizi destekleyen, bize moral veren, motivasyonumuzu arttıran bu grubu biz bugüne kadar yaşadık. Bir grup da var ki, onların ben gerçekten Samsunsporlu olduğuna inanmıyorum. ‘Bir fırsatını bulsak da yüklensek’ deyip, bizim moralimizi ve motivasyonumuzu iyice aşağıya indirmek isteyen bir grup var. Biz bundan sonraki 3 ayı bize destek olan, her zaman her ortamda bize pozitif olarak yaklaşan ve iyi günde, kötü günde bizi destekleyen insanlarla beraber gideceğiz. Öbür taraftaki insanları da kendi sıkıntılarıyla baş başa bırakmak istiyorum. Taraftarlarımıza da Bandırmaspor maçı öncesi oluşturdukları ortam için de teşekkür ediyorum. O gün oraya gelemeyen, maçlarımızı televizyon başında izleyen, gönülden bizi destekleyen, dualarıyla bizim yanımızda olan bize ekstra güç katan herkese de teşekkür ediyorum. Bu dönemde sık sık acı kayıplarımız oldu. Kötü sözün, küfrün, hakaretlerin kimseye bir şey kazandırmadığını hep beraber yaşıyoruz. Hele bizim içimizde bu hakaretlerin, küfürlerin, kötü sözlerin, aşağılamaların hiçbir işe yaramadığını yıllarca görüyoruz. Öyle olsaydı hiçbir takım küme düşmezdi ve her takım da şampiyon olurdu. Bunu Samsunspor olarak da yaşadık. Süper Lig’den 1. Lige düşmüşüz, 1. Ligden 2. Lige düşmüşüz. Eğer bu tepkiler, bu aşağılamalar, bu kötü sözler fayda verseydi o zaman da verirdi. İyi giderken övgünün ve alkışın olduğu yerde kötü gittiğiniz zaman eleştiri mutlaka olacaktır ama bu eleştirinin seviyesini de iyi ayarlamak lazım. İyi niyetliyseniz eleştirirken de o eleştirdiğiniz insanı başarıya da teşvik etmeniz lazım” diye konuştu.
İlyas Kubilay Yavuz’un takımın önemli oyuncularımızdan bir tanesi olduğunu ifade eden Ertuğrul Sağlam, “Kubilay’ı şu anda tam kullanmak istediğimiz gibi kullanıyoruz ve çok net bir şekilde de ondan verim alıyoruz. Sonuca etki edecek performansı da kendisi ortaya koyuyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de bizim önemli oyuncularımızdan bir tanesi olacak. Ama futbol stratejileri üzerine kurulu bir oyun. Bizim kadromuzdaki tüm oyuncularımız ki özellikle devre arasında gelen oyuncularımız ve giden oyuncularımızı ortaya koyduğumuz zaman çok geniş bir kadromuz oldu. Dolayısıyla maçlarda kaleci haricinde 10 tane oyuncu oynatabiliyoruz. 11 tane oyuncumuz dışarıda kalıyor. 18 kişilik kadro yaparken kaleci dahil 7 kişi kadroya alabiliyoruz. 2000 doğumlu gençlerin haricinde 6 tane oyuncuyu kadromuza alabiliyoruz. Tomane haricinde 5 tane bu kaliteli oyuncularımızı maalesef kadroya alamıyoruz. Dolayısıyla tüm oyuncularımız şunu çok iyi biliyorlar ki, kimin ne kadar süre alacağını biz takımın menfaatine göre belirliyoruz. O yüzden burada şahısları bir kenara bırakacağız ve takımın ne yaptığına bakacağız” şeklinde konuştu.
Konuşmasını şöyle sürdüren Ertuğrul Sağlam:
“Futbolcuya dayalı bir oyun anlayışını bu camia çok yakın geçmişte uyguladı ve bunun sıkıntıları ile acılarını çekti. Biz geldiğimiz günden itibaren takım oyununu uygulatmaya çalışıyoruz. Herkesin hep birlikte ofansif olarak takıma katkı yapıp, hep beraber takım savunmasına katkı yaptığı ve sorumluluk aldığı bir anlayışı uygulatmaya çalışıyoruz. Futbolda eğer 11 kişinin yapması gereken bir işi 8 kişiye yaptırmaya çalışırsanız bu işte başarılı olma şansınız yok. Samsunspor’da geçmişte böyle olmuş. Artık modern futbolun ön gördüğü şekilde her oyuncunun hem ofansif olarak takıma katkı sağladığı hem de her oyuncunun en öndeki oyuncumuz da dahil takım savunmasına katkı verip sorumluluk aldığı bir anlayışı uygulamaya çalışacağız. Zaten öyle olduğu için Kubilay’ın attığı gole bakın. Golden önce kayarak top kazandı. Belki de futbol geçmişine baktığımız zaman çok nadir gördüğümüz işlerden bir tanesini yaptı. Kendisi çok müthiş bir değişimin içerisinde. Artık günümüz futbolu artık o eski tabiriyle 10 numaralardan kurtulmaya çalışıyor. Dünyanın en iyi antrenörleri bile bu tür eski tip 10 numaraları artık önlerindeki not defterlerinden yavaş yavaş silmeye çalışıyorlar. Modern futbolun ön gördüğü artık bir orta saha oyuncusu olarak işlerine devam ediyorlar. Bundan sonraki süreçte de biz Kubilay’dan faydalanmaya devam edeceğiz. Kubilay’da belki bazen baştan başlayarak, bazen de sonradan girecek, rakibin fiziksel olarak düştüğü anlarda kendini daha güzel ifade edecek. Onun girdiği maçlarda takım kazanacak. O da mutlu olacak, biz de mutlu olacağız. ‘Kendi için oynayan rakip için oynar, takım için oynayan kendi için oynar.’ Bu güzel bir sözdür. Her futbolcunun da uygulaması gereken bir sözdür. Ayrıca Kubilay’a teşekkür ediyorum. Çünkü bizden önceki Kubilay ile bizden sonraki Kubilay arasında dağlar kadar fark var. Artık o da bazı gerçeklerin farkına vardı. Modern futbola uygun bir anlayış ile mücadelesini ortaya koyuyor ve hiçbir şekilde moralini bozmadan, motivasyonunu düşürmeden ne kadar görev veriyorsak elinden geldiğince takıma katkı sağlamaya çalışıyor” dedi.
Hafta sonu deplasmanda karşılaşacağımız Akhisarspor maçına da değinen Ertuğrul Sağlam, “Cumartesi günü bizim için önemli olan bir karşılaşmaya gidiyoruz. Dolayısıyla bundan sonra oynayacağımız 15 karşılaşmanın her birinin puanlarının çok değerli olduğu gerçeği ile Akhisarspor deplasmanında oyuncularımız sorumluluk alacaklar, hep birlikte hareket edecekler. Oyunun iki yönünü de en iyi şekilde uygulamaya çalışacaklar. Son haftalarda ortaya koyduğumuz Altay ve Bandırma karşılaşmalarındaki mücadelenin, oyun kalitesinin ve ofansif olarak üretkenliğin üzerinde bir şeyler daha koyup, biz aslında baktığımız zaman Boli’nin takıma yeni katıldığını düşünürsek, Djedje’nin, Yasin’in, Gökhan Karadeniz’in, Mathias’ın ve Hamroun’un yeni oyuncular olduğunu düşünürsek aslında takımda bayağı bir değişikliğe gittik. Dolayısıyla 1-2 hafta içerisinde bu takım birbirine uyum sürecini biraz daha olumlu şekilde değerlendirecek ve birbirini anlayan, beraber oynamanın avantajlarını da kullanıp, daha iyi futbol ortaya koyacaktır. İnşallah bunun izlerini iyi oynadığımız Bandırma maçından sonra Akhisarspor maçında da gösterebilirsek, ondan sonraki sürecin bizim için çok daha iyi geçeceğine yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Sakat ve cezalılar hakkında bilgi veren Ertuğrul Sağlam, “Bu hafta Caner Arıcı cezalı, Ferhat Çulcuoğlu da Bandırmaspor maçında talihsiz bir sakatlık yaşadı. Burak Çalık’ın da dizinde bir problem var. Onu yetiştirmeye çalışıyoruz. Tomane’nin de sağlık ekibiyle yaptığı antrenmanları iyi geçiyor. Bu hafta bu oyuncularımızı kullanamayacağız. Sadece Burak Çalık’da bir belirsizlik var. Onu da bugünkü antrenmanda deneyip Cumartesi ile ilgili kararımızı vereceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Teknik Direktörümüz Ertuğrul Sağlam, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Şu anda tüm dünyada 10 numara pozisyonun tarih olmaya başladığını ve gördüğü en iyi 10 numaralar hakkında bilgiler veren Ertuğrul Sağlam, “Ben oyuncuyken Samsunspor’u göz önüne getirdiğimde o dönem çok 10 numara ile oynamıyorduk. Ben ilk dönemlerimde forvet arkası gibi oynuyordum. O dönemler öyle bir şey vardı. Forvet arkası tabiri vardı futbolda. Ben öyle oynuyordum. Bundan birkaç sene öncesinin 10 numara tarzı gibi oyunla Beşiktaş’ta oynarken Sergen Yalçın çok göze batan bir futbolcuydu. Şifo Mehmet’te (Mehmet Özdilek) zaman zaman o bölgede oynuyordu. Tekrar Samsunspor’a döndüğümde Tümer Metin biraz o işi yapıyordu. Futbolcuyken Hagi ile de karşılıklı oynadım. Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi 10 numara kim derseniz 1 tanesine Alex’i koyabiliriz, Sergen Yalçın’ı koyabiliriz ve Bursaspor’da elde ettiğimiz şampiyonlukta o zamanki kadronun önemli oyuncularından olan Pablo Batalla’yı söyleyebilirim. Ama şu anda modern futbolda o gibi 10 numaralar olmayacak. Eskiden 10 numaralar topu kendine alır, top kendilerindeyken oynar, top rakipteyken defansa gelmezdi. Şu anda futbolun geldiği noktada koşu mesafeleri 14 km’lere çıkmışken belki 1 futbolcunun az mücadele etmesini tolore edebilirsiniz ama 2 futbolcunun az mücadele ettiği bir maçta sıkıntı yaşarsınız. O yüzden de Everton’da forma giyen dünyaca ünlü 10 numara James Rodríguez bile neden forma şansı bulamadığını dediğim gibi açıklıyor” dedi.
MHK’nin Bereket Sigorta Ümraniyespor maçında kural hatası yapıldığını raporladığını ve maçın tekrar edilmesi gerektiğini dile getiren Ertuğrul Sağlam, “Merkez Hakem Kurulu’nun federasyona sunmuş olduğu raporda hakemin kural hatası yaptığını kabul etmişler. Ben o yüzden kalan 15 maçımız var demiştim. Bunu gerçekler doğrultusunda ve beklentimi ortaya koyarak söyledim. Kurallar, çok açık. Bundan önceki uygulamalar çok açık. Bu maçın başından başlamak kaydıyla tekrar oynatılmasından başka alınabilecek bir kararı ben görmüyorum. Maçın kaldığı yerden devam etmesi gibi durum söz konusu değil çünkü maç bitti. Maç bir yerde kalmadı. Hakem maçı bitirdi bir defa maç bir yerde kalmadı. Maçın kaldığı yerden devam edeceğini iddia edenler, maçı yaşamayan, yaşanan süreci tam algılayamamış ve takip etmemiş insanlar. Maç kalmadı. Ümraniyeliler bize golü attırdılar. Ondan sonra da oyun başladı. Oyun oynanırken de hakem maçı bitirdi. Biraz erken bitirdi ama sonuç olarak maçı bitirdi” diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum