Nedim AYDIN

Nedim AYDIN


Samsun'da Yetkililer Neden Duyarsız?...

13 Nisan 2026 - 06:01 - Güncelleme: 13 Nisan 2026 - 10:35

Samsun’da gündeme gelen iddialar, yalnızca bir kamu binasında yaşandığı öne sürülen olaylarla sınırlı değil; Aynı zamanda toplumun en hassas noktalarından birine, çocukların güvenliğine doğrudan temas ediyor.
Baruthane Mahallesi’ndeki Mülkiyeti Vakıflar’a ait bu kamu binasında uyuşturucu niteliği taşıyan kenevir yetiştirildiği ve fuhuş faaliyetlerinin gerçekleştiği yönündeki iddialar zaten başlı başına ciddiyet gerektirirken, bu binanın hemen bitişiğinde iki okulun bulunması meseleyi çok daha kritik bir noktaya taşıyor.
Bugün artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var; Uyuşturucu kullanımı giderek daha küçük yaşlara kadar iniyor.
Bu durum karşısında devletin, özellikle okul çevrelerinde, çok daha sıkı ve hassas önlemler alması gerekirken; Böylesine ağır iddiaların bir kamu binası üzerinden gündeme gelmesi, “denetim nerede?” sorusunu kaçınılmaz kılıyor.
Devletin son dönemlerde uyuşturucu ile yapmış olduğu mücadelenin ucu kime dokunursa dokunsunla hareketle hepsinin üzerine gidilirken Samsun’daki bu iddialara ne demek?
Bu tür iddiaların görmezden gelinmesi yalnızca bir olayın üzerinin örtülmesi anlamına gelmez; Aynı zamanda kamu vicdanında derin yaralar açar.
İnsanlar, şikâyet ettiklerinde sonuç alamayacaklarını düşünmeye başlarsa, bu durum hukuka olan güveni zedeler.
Oysa güven duygusu, bir toplumun ayakta kalmasının en önemli unsurlarından biridir.
İddiaları dile getiren yüklenici firma yetkilisi Lütfiye Özbek’in açıklamaları ise üzerinde ayrıca durulması gereken bir konu.
Özbek, sorumluluğundaki binaya giremediğini, tehdit edildiğini ve defalarca savcılık ile emniyet birimlerine başvurmasına rağmen sonuç alamadığını söylüyor.
Eğer bir kişi, resmi yollarla yaptığı başvurulardan karşılık alamıyorsa, burada yalnızca bireysel bir mağduriyetten değil, kurumsal bir aksaklıktan söz etmek gerekir.
Daha da önemlisi şu: Okulların hemen yanı başında bulunan bir kamu binasında bu tür iddialar dile getiriliyorsa, bu durum yalnızca adli bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir güvenlik sorunudur.
Veliler çocuklarını okula gönderirken ne kadar güvende olduklarını sorgulamak zorunda kalıyorsa, burada ciddi bir problem var demektir.
Yetkililerin bu iddialar karşısında sessiz kalması ya da etkili bir adım atmaması, kamuoyunda ister istemez “duyarsızlık mı, yoksa başka bir şey mi var?” sorusunu gündeme getiriyor.
Oysa yapılması gereken bellidir;
Hızlı, şeffaf ve sonuç odaklı bir soruşturma yürütmek, varsa suç unsurlarını ortaya çıkarmak ve kamuoyunu açık bir şekilde bilgilendirmek.
Unutulmamalıdır ki kamu binaları, güvenin ve düzenin sembolüdür.
Eğer o binalar hakkında bile bu tür iddialar konuşuluyorsa, bu sadece bir yapının değil, bir sistemin sorgulanmasına yol açar.
Samsun’da bugün cevap bekleyen temel soru şudur;
Çocukların hemen yanı başında dile getirilen bu iddialar neden ciddiyetle ele alınmıyor?
Yetkililer neden suskun?
Bu sorular cevapsız kaldıkça, toplumdaki endişe büyümeye devam edecektir.
Kalın sağlıcakla…


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum