Reklam
Kavranoğlu

Kavranoğlu


Kapı Kulları?…

07 Mayıs 2020 - 18:34

Kul.
Bizim bildiğimize göre Allah'ın kulu olur.
Ama öyle değil işte…
İnsanlar da başka insanları köle olarak tutup istediği şekilde onlara istediği muameleyi yapabiliyor.
Kim bunlar?
Padişahlar, krallar, diktatörler.
Bunların üçü de despotça hareket eder, istediğini öldürür, yok eder.
İşte Tarihçi Metin Kunt'un yazmış olduğu siyasal tarih bölümü gözden geçirilince Osmanlı Devlet'nin en güçlü dönemindeki halkına karşı davranışları doğu istiptadını (despotizmi)ni sonuna kadar, en sert şekilde kullandığı görülür.
Kimsenin söz hakkı yoktur. Astığı astık, kestiği kesiktir.
Padişahlıkta KUL sistemi vardır.
Devlette çalışanlar Kuldur, Devletin Kölesidir.
Padişah bunları mahkemeye vermeden öldürttürebilir.
Bunun için şeyhülislamdan fetva almadan da istediğini yerine getirebilirdi, öldürttürebilirdi. Mumcuya göre katledilecekler, yani öldürülecekler, kaçmadan, ölüm kararlarını sükûnetle karşıladığını, karara razı olmaktan başka bir olanağı olmadığını kabullenmiş gibi hareket ederlerdi.
Ölümü itirazsız kabul ederlerdi. Padişahımın emri yerine getirilecektir, kabullenmesi bütün Kapı Kulları İçin Bir Emirdir.
Sadrazam paşa dahi ayağını orta kapıdan içeriye attı mı, o anda korkusundan bir hiç oluverirdi. Padişahın huzurunda fevkalade itaatkâr davranırdı. Zaten PADİŞAH: "KALDIRIN ŞUNU!" dedi mi onun ölüm fermanı verilmiş demektir. İşte padişahlar, diktatörler kendileri devletin mutlak hâkimi olduğundan istediği gibi, istediği fermanları verirdi.
BİZ CUMHURİYET SAYESİNDE DİKTATÖRLERDEN KURTULMUŞKEN, HERŞEYİN KANUN VE MAHKEMELER TARAFINDAN VERİLEN KARARLARIN YÖNLENDİRİLMESİYLE DEVAM EDERKEN, CUMHURİYETİN PAYANDALARI OLAN DEVLETİN SİVİL ÖRGÜTLERİNİN YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLECEĞİ GİBİ SÖYLEMLER DOLAŞMAYA BAŞLADI. UMARIM SİVİL ÖRGÜTLERİMİZİN TÜZÜKLERİ, DAHA MEDENİ DAHA İNSANCIL, DEVLET YETKİLİLERİNİ DAHA SIKI KONTROL EDİCİ VAZİYETE GETİRME DURUMUNDA DEĞİŞMİŞ OLUR.
Sivil örgütleri kendisi için engel görenler, doğu despotizmine mi hayranlık duymaktadır, bilinmemektedir.
Böyle olursa bundan bütün Türkiye halkı ve geleceği zarar görecektir. Bunda kimsenin şüphesi olmamalıdır.
BİLHASSA AKPARTİ MİLLETVEKİLLERİ NEGATİF YÖNDE YAPILACAK KISITLAMALARA ŞİDDETLE KARŞI GELMELİDİR.
Haklar elden giderse geri gelmesi kıyamete kalır.
Bütün milletvekillerimizin, kararları, bir kişinin vermesine müsaade edecek şekilde kabul görmemelidir.
Milletvekilleri emir alarak, sivil örgütlerin kolunu kanadını kıracak karar alırlarsa padişahın kararlarına benzer, öldürme, sürme, boğdurma emirlerine kim karşı gelecek.
Yanlış hareketler Bağdat’tan dönmelidir.
Sivil örgütlerin konuşmaları hepimizin hoşuna gitmeyebilir. Herkesin hoşuna gitmesi de şart değil.
Çoğunluğun menfaatleri söz konusu ise amaca ulaşılmış demektir.
Sivil örgüt TÜZÜĞÜ İLKELLEŞTİRİLMEMELİDİR.
YOKSA İŞİMİZ HARAPTIR…
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum