Türkiye Dahil Bütün Bölge Ülkeleri Terör Etkisinden Kurtulacak
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Türkiye'nin iç ve dış politikasındaki gelişmeleri ile Samsun’da yürütülen çalışmalar hakkında genel bir durum değerlendirmesi için bir basın toplantısı gerçekleştirdi.
19 Ocak 2026 - 22:02 - Güncelleme: 19 Ocak 2026 - 22:27
Sağımda il başkanımız Muzaffer Candemir, solumda da İl Siyasi işler başkanımız İbrahim Yaşar Bey var.
Birlikte sizlere muhatabız. Önce bir Türkiye gündemini değerlendirmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar;
Evvela günaydın diyorum hepinize. Haftamız hayırlı uğurlu olsun inşallah. İyi şeylerden başlamak lazım hem tebessümü hem sinerjiyi artırmak adına.
Samsun'da elbette ki güzel şeyler de oluyor
Bugün muhalefet partisinin siyasi işler başkanı olmam güzellikleri görmeme katiyen mâni değildir. Güzeli de görürüz. Doğruya doğru deriz, yanlışa yanlış deriz. Bu bizim siyaseten şiarımız olan bir cümledir.
Yılların hayali olan, özlemi olan, emeğimiz bulunan Samsun şehir hastanesi belli bölümleriyle birlikte hizmete girdi. Samsun Şehir Hastanesi'nin hayırlı uğurlu olmasını diliyor.
İyi haberlerden biri bu.
Emeği geçen herkesi de kutluyorum, tebrik ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti müesseselerinden biri olarak Samsun'a ve bölge halkına hizmet verecek olan şehir hastanesinde görev yapacak olan tüm hekimlerimize ve kapıdaki görevlisinden hemşiresinden hasta bakıcısından röntgen ünitesindeki uzmanına kadar tüm sağlık çalışanlarımıza bu hastane çatısı altında başarılı görevler temenni ediyorum.
Bir diğeri iyi haber.
Gene yılların hayali olan özlemi olan aslında projeleriyle birlikte bir yönüyle de şehir içinde kalan şehir o kadar hızlı büyüyor ki Batı yönünde özellikle Samsun Batı Çevre Yolu'nun temeli atıldı. Samsun Batı Çevre Yolu'nun da Samsun'umuza hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor.
Batı çevre yolu bir yandan başlanırken öte yandan mutlaka yeni doğu çevre yolunun da Samsun'da planlanması gerektiğini, Otogar'ın gerisinden Canik İlçemizin arkasından şehir trafiğini doğu yönünde baypas edici yeni bir çevre yoluna duyulan ihtiyacı da bu vesileyle ifade ediyor.
Başlangıcı iki bin dokuz iki bin on yıllarına dayanan ve yüksek hızlı trenle Samsun'u buluşturmayı amaçlayan yüksek hızlı tren çalışmalarını da yakinen takip ediyorum.
Kırıkkale Delice, Çorum, Merzifon, Samsun hattındaki yüksek hızlı tren çalışmalarının bir an önce hızlanmasına adı gibi hızlı bir şekilde devam etmesini ve Samsunumuzun da hızlı tren alanına dahil olan illere katılmasını gönülden temenni ediyorum.
Elbette ki Türkiye bizim, Samsun bizim. Doğruya doğru demeye, yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz. İyi ve güzeli ayakta alkışlayacağız. Eksik olanı da hep birlikte ifade edeceğiz.
Medyanın bir toplumsal muhalefet boyutu vardır. Siyasetin de elbette ki bir siyasal muhalefet boyutu vardır.
Toplumsal muhalefet adına medyamız ve STK'lar siyasal muhalefet adına da bizler diğer siyasi partilerle birlikte elbette ki gerçekleri ifade etmeye devam edeceğiz.
Değerli basın mensupları Türkiye'nin diğer gündemine dönüş yapmak istiyorum.
Terör Sorunu
Dün bildiğiniz gibi Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir meseledir Suriye meselesi ve bir dış politika meselesi değildir aslında Suriye meselesi. Bir iç politika meselesidir. Çünkü Ankara'nın güvenliğinin başladığı yer Şam, Halep, Rakka’dır.
Eğer Suriye'de güvenlik yoksa, Şam güvenli değilse, Halep güvenli değilse, Rakka güvenli değilse, Ayne’l-Arap güvenli değilse, Deyrizor güvenli değilse, Münbiç, İdlib güvenli değilse, Ankara'da, İstanbul'da, Samsun'da kendimizi güvende hissetme imkânımız yoktur.
Suriye'de dün varılan mutabakatı olumlu bir seyir olarak değerlendiriyoruz. Biliyorsunuz çözüm sürecine yönelik olarak, Yeniden Yapal Partisi olarak başından itibaren söylediğimiz şuydu;
YPG bitmeden PKK bitmez.
PKK bölgesel bir terör örgütünün Türkiye şubesidir.
İran şubesi PJAK'tır.
Irak şubesi PJDK'dır.
Suriye Şubesi YPG-SDG'dir,
Türkiye Şubesi PKK'dır,
Çatı Örgüt KCK'dır.
PKK'nın kendini feshetmesi başlı başına yeterli değildir. İran'da Pjak'tan, Irak'ta Pjak'dan, Suriye'de YPG-SDG'den ve Çatı Örgüt KCK'dan da kurtulmak lazımdır ki terör tasfiye oldu diyebilelim.
YPG-SDG bitmeden PKK bitmez demiştik.
Dün Suriye'de atılan adımlarla terör örgütünün ilerleyişi ve terör örgütünün pervasızlığı frenlenmiş durdurulmuş oldu.
Suriye'de kontrolün merkezi Şam yönetiminin eline geçmiş olması Türkiye açısından sevindirici bir gelişmedir.
Türkiye'den önce Suriye ve Suriye halkları açısından sevindirici gelişmelerdir.
Elbette ki bindokuzyüzaltmışiki Haseke nüfus sayımından bu yana vatandaşlık kimlik belgesi bile verilmeyen pasaport hakkı tanınmayan anayasal güvenceye kavuşturulmayan dilini konuşması yasak olan Suriye Kürtlerinin temel anayasal vatandaşlık haklarına kavuşması elbette ki başından itibaren arzu ettiğimiz, desteklediğimiz bir gelişmedir.
Suriye Kürtlerinin Araplar gibi, Türkmenler gibi, Dürzilerin, Alevilerin, Şiilerin, Suriye'yi oluşturan bütün halkların anayasa temelinde eşit vatandaşlık hukukuna sahip olması başından itibaren arzu ettiğimiz bir gelişmedir ve gecikmiş bir karardır. Bu yönde atılan adımları destekliyoruz. Sonuna kadar da desteklemeye devam edeceğiz. Suriye'nin Arapları, Türkmenleri, Kürtleri, Dürzi'leri, Sünnileri, Şiileri aynı devletin çatısı altında olan her birinin kurucu unsur olarak Suriye'nin eşit yurttaşları, eşit halkları olarak haklarına sahip olacaklardır.
Türkiye'nin bu konudaki garantörlüğü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam etmelidir.
Yeniler Refah Partisi olarak Profesör Doktor Necmettin Erbakan hocamızın tarihi cümlesini bu vesileyle bir kez daha hatırlatıyoruz.
“İsrail Suriye'ye girerse bilin ki gözü Türkiye'dedir.”
O nedenle başından beri biz Suriye'nin parçalanmasına karşı çıktık. Suriye'nin federasyonlaşmasına kantonlaşmasına karşı çıktık. Suriye'deki su kaynaklarının, petrol kaynaklarının, gaz kaynaklarının terör örgütlerinin eline geçmemesi gerektiğini savunduk.
Terör örgütünün adının IŞİD olması, DH olması, YPG, SDG olması hakikati değiştirmez. Terörist teröristtir, örgüt örgüttür.
Devletler tüm örgütlerle mücadele etmekle yükümlüdür.
Umuyoruz ki Suriye'de barış kalıcı olursa bunun bölgeye yansımaları da çok kuvvetli olacaktır ve Türkiye dahil bütün bölge ülkeleri PKK ve TÜREV'i bölücü yıkıcı hareketlerin etkisinden ila nihayet kurtulacaktır dedi.
CHERRY Yatırımı
Genel Başkan Yardımcısı Kılıç, CHERRY Yatırımı ile ilgili görüşlerini ise şöyle açıkladı; Samsun'daki organize sanayi bölgelerindeki faaliyetlerin farkındayız. Hareketliliğin farkındayız. CHERRY bir yurt dışı yatırım olduğu için küresel sermayenin akışkanlığıyla alakalı olabilir. Doğrusu yakın zamanlarda bununla ilgili bir bilgi tazelemesi yapmadığını itiraf edeyim. Temennim CHERRY'nin otomobil fabrikasının Samsun'a gelmesidir.
Gelirse Samsun için çok büyük bir hareketlilik olur. Çünkü otomotiv olayı biliyorsunuz yan sanayisiyle birlikte gelişen bir olaydır. İyi yapılan her işe alkışlarız. Eksik kalanı da eleştirmeyi kendimize bir vazife olarak değerlendiririz.
Bu konuda zannediyorum küresel sermaye süreçleri biliyorsunuz şu an Amerika'yla ticaret savaşları var. Sermayelerin akışkanlığı konusunda küresel ciddi anlamda yani dünya deyim yerindeyse bir anlamda üçüncü dünya savaşını konuşuyor. Diğer yandan yalnız dünya yatırımlarının devam etmesi lazım. Inşallah nasip olur. Olmazsa daha fazlası geline refah iktidarına nasip olur.








FACEBOOK YORUMLAR