Mühjeo'2026 Gerçekleştirildi
Mühendislik Jeolojisi Derneği ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü tarafından ortaklaşa olarak bu yıl altıncısı düzenlenen ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından da desteklenen sempozyum, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Cengiz Andiç Konferans Merkezi’nde gerçekleştirildi.
07 Temmuz 2026 - 15:57
Açılış töreninin ikinci konuşmasını gerçekleştiren Mühendislik Jeolojisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Remzi Karagüzel, konuşmasında Mühendislik Jeolojisi Derneği’nin 50. yılına ulaştığını belirtti. Prof. Dr. Kemal Erguvanlı’nın 1976 yılında mühendislik jeolojisinin temellerini attığını hatırlatarak Türkiye’deki mühendislik jeolojisinin tarihi gelişimini, Mühendislik Jeolojisi Türk Milli Komitesi’nin kuruluş süreçlerini ve bu alandaki çalışma yürüyüşünü ifade etti. Konuşmasında, dünyada ve ülkemizde inşa edilen büyük mühendislik projelerine değinen Prof. Dr. Karagüzel, bu projelerden başarısızlıkla sonuçlanan örnekler bulunduğunu da dile getirdi. Bu başarısızlıkların temel nedeninin mühendislik jeolojisi öğretisinin yeterince dikkate alınmamasından kaynaklandığını vurgulayan Karagüzel; mühendislik jeolojisinin sadece arazi gözlemi yapan bir disiplin olmadığını; araştırma, modelleme, analiz etme ve mühendislik kararlarına yön verme süreçlerini de bünyesinde barındırdığının altını çizdi. Mühendislik jeolojisinin projelerin her safhasında yer alması gerektiğini belirten Prof. Dr. Karagüzel, jeoloji mühendisliği eğitiminin günümüz teknolojilerine ve sektörün beklentilerine cevap verecek şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Genç jeoloji mühendislerine ve öğrencilere; bilimi teknolojiyle, teknolojiyi saha deneyimiyle, mesleği ise etik sorumluluk anlayışıyla birleştirmelerini tavsiye etti. Bildiri gönderen tüm meslektaşlarına, sempozyum düzenleme kuruluna ve Mühendislik Jeolojisi Derneği yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederek; sempozyumun bilimsel açıdan verimli geçmesini, yeni iş birliklerine vesile olmasını ve mesleğin gelişimine katkı sağlamasını diledi.
Açılışın üçüncü konuşmasını gerçekleştiren Oda Yönetim Kurulu II. Başkanı Seçkin Gülbudak; TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası`nın 52 yıllık birikimi, 20 bine yakın üyesi ve geniş örgütlülüğüyle bilimsel-teknik etkinlikler yürüttüğünü, mühendislik projelerini kamu yararı çerçevesinde değerlendirerek kamuoyunu bilgilendirdiğini belirtti. Gülbudak; Odanın mücadelesinin sadece meslek haklarını korumakla sınırlı olmadığını, bilimsel bilgiye dayalı mühendislik hizmetlerini ve toplumun güvenli yaşam hakkını savunduklarını vurguladı. Son dönemde yürürlüğe giren "Tapu Kanunu" gibi yasal düzenlemelerde bilimsellikten uzaklaşıldığına ve yetkin olmayan farklı disiplinlerin mühendislik jeolojisi alanlarına müdahale etmeye çalıştığına dikkat çekti. Bilimin disiplinler arası saygı ve iş birliği gerektirdiğini belirterek, mesleki yetkilerin torba kanunlarla daraltılmasına karşı çıktıklarını ve bu mücadeleyi Jeoloji Mühendisleri Odası olarak kararlılıkla yürüteceklerini ifade etti. Konuşmasının devamında Van ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri gibi acı tecrübelerin; doğru yer seçiminin, zemin araştırmalarının ve nitelikli mühendislik hizmetlerinin hayati önemini bir kez daha kanıtladığını söyleyen Gülbudak; afetlerin felakete dönüşmemesi için ranta dayalı politikalar yerine, afet öncesi planlama ve jeoteknik ilkelerin esas alınması gerektiğini belirtti. Uluslararası standartlara uygun mevzuat oluşturulması adına üniversiteler, odalar ve kamu kurumları arasında güç birliği yapılması çağrısında bulundu. Sempozyum boyunca sunulacak bildirilerin ve yapılacak tartışmaların; mühendislik jeolojisi ve jeoteknik alanlarının gelişimine, afet risklerinin azaltılmasına ve ülkemizin daha güvenli bir geleceğe ulaşmasına çok önemli katkılar sağlayacağına olan inancını dile getiren Gülbudak; bu nitelikli organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurullara, destek veren kurumlara, sponsor firmalara ve tüm katılımcılara teşekkür ederek başarılı ve geleceğe ışık tutacak bir sempozyum temennisinde bulundu.
Açılışta söz alan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Remzi Tuntaş, konukları Yüzüncü Yıl Üniversitesi çatısı altında ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Üç gün sürecek olan bu bilim şöleni boyunca sunulacak her bildirinin ve analiz edilecek her verinin; gelecekte inşa edilecek köprülerin, tünellerin, barajların ve şehirlerin depreme karşı çok daha sağlam, uzun ömürlü ve güvenli olmasını sağlayacağını belirtti. Dünyanın en estetik ve görkemli yapıları inşa edilse bile; zemin sıvılaşması, fay hatları ve coğrafyanın deprem hafızası ihmal edildiğinde doğanın sessizliğini bozarak kendi kurallarını acı bir şekilde hatırlatacağını ifade etti. İnsanoğlu olarak depremleri durdurmanın mümkün olmadığını ancak felaketleri önlemenin el birliğiyle mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Tuntaş; bunu sağlamanın jeoloji mühendislerinin, mühendislik jeolojisi ve jeoteknik biliminin temel görevi olduğunu vurgulayarak hiçbir teknolojinin fizik kurallarının ötesinde olamayacağına değindi. Sempozyumun organizasyonunda ve planlanmasında büyük özveri gösteren Düzenleme Kurulu’na, Mühendislik Jeolojisi Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine ve emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarını sunarak sempozyum sonunda elde edilecek teknik ve bilimsel çıktıların bilim dünyasına hayırlı olmasını diledi.
Açılışta konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemil Göya ise 2015 yılından bu yana başarıyla gerçekleştirilen Ulusal Mühendislik Jeolojisi ve Jeoteknik Sempozyumu’nun 6.’sına Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi`nde ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Prof. Dr. Göya, Mühendislik Jeolojisi Derneği’nin yarım asırlık birikimini ve köklü akademik geleneğini Van’da ağırlamanın, kentin ve üniversitenin bilimsel vizyonuna çok değerli bir katkı sunacağını belirtti. Sempozyumda çok kritik konuların tartışılacak olmasını son derece önemsediğini dile getirerek MÜHJEO’2026’nın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek ve sempozyumun verimli geçmesini diledi.
Açılış konuşmalarının ardından program, sempozyumun gerçekleşmesine katkı sunan ve sponsor olan kurum ile şirketlere plaket ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle devam etti.
Açılış töreni; Prof. Dr. Erdoğan Yüzer’in oturum başkanlığını yürüttüğü ve davetli konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ömer Aydan’ın “Güncel Büyük Depremler Işığında Yer Mühendisliğinden Beklentiler ve Olası Yaklaşımlar” konulu sunumuyla ve ardından günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile son buldu.
Üç gün boyunca mühendislik jeolojisi ve jeotekniğin en güncel araştırma ile uygulamaları, iki farklı salonda eş zamanlı olarak yürütülen 10 teknik oturumda, yurt içinden ve yurt dışından katılan alanında uzman araştırmacılar tarafından sunulan 51 bildiride; depremler, fay hatları, sismik risk analizleri ve heyelanlar gibi doğal afetlerin yanı sıra kentsel planlamada doğru yer seçimi, zemin sıvılaşması ve temel etütleri gibi güvenli yapılaşma kriterleri kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Bunun yanı sıra barajlar, göletler gibi su yapılarının; tüneller, köprüler ve yollar gibi ulaşım altyapılarının jeoteknik sorunları ile zemin iyileştirme yöntemleri, kaya ve zeminlerin mühendislik özellikleri, jeotermal kaynakların potansiyeli ve tarihi yapıların korunması/yenilenmesi süreçleri de detaylıca ele alındı. Bilimsel oturumların ardından, sempozyumun son gününde katılımcıların bölgenin kültürel dokusunu yakından tanıması amacıyla geleneksel Van Kahvaltısı sonrasında, tarihi hafızayı barındıran Van Kalesi ve Akdamar Adası’na düzenlenen teknik gezilerle bu verimli organizasyon başarıyla tamamlandı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu olarak; MÜHJEO 2026`nın gerçekleştirilmesinde emeği geçen Mühendislik Jeolojisi Derneği`ne, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi`ne, Düzenleme Kurulu`na, bilim kuruluna, destek veren kurum ve kuruluşlara, sponsor firmalara, bildiri sunan araştırmacılara ve katkı sağlayan tüm katılımcılara teşekkür ediyor; sempozyumda ortaya konulan bilimsel çıktıların mühendislik jeolojisi ve jeoteknik alanlarının gelişimine, güvenli yerleşimlerin oluşturulmasına ve afet risklerinin azaltılmasına önemli katkılar sunmasını diliyoruz.
Bilimin rehberliğinde, kamu yararını esas alan, güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.








FACEBOOK YORUMLAR