35 yıldır Yaşadığım kent...
Samsun...
Birileri kabul etmese de...
Orta ve doğu Karadeniz'in her yönüyle en güzel kenti...
Ancak...
Tüm Karadeniz...
İllerinde görülen plansızlık ve düzensiz yapılaşma en üst seviyede...
Bunun nedenlerinin Başında ise İnsanların toprağa olan Düşkünlüğü...
Geçmiş yıllarda miras bölüşmesinde bile cinayetlerin işlendiği bir bölgede belediyelerin sağlıklı bir imar planı yapabilmesi yel değirmenlerine karşı savaşmak demekti...
Cennet vatanımızın birçok bölgesini gezdim birçok şehrini gördüm ancak yapı inşa edilecek arsanın şekline göre inşaat ruhsatı verilip bina kurulduğunu Samsun’da gördüm.
Hal böyle olunca da bugün ihtiyaç duyulan durum ortaya çıkmıştır...
Büyükşehir belediyesi kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için var gücüyle çalışıyor öyle ki dönüşüme giren mahallelerde ofisler açarak vatandaşa yardım etmeye çalışıyor...
İyi de yapıyor şehir bundan sonra düzenli yapılaşmasıyla daha güzel görünecek güzel di daha güzel olacak...
Ancak burada sosyal yaşamda ortaya çıkacak olumsuzluğa dikkat çekmek istiyorum, kentsel dönüşüme giren binalar bir veya en fazla üç katlı müstakil sayılacak yapılar...
Sahipleri de çok yakın akrabalar birbirini tanıyan birbirine tahammül edebilen insanlar örnek verecek olursak müstakil evde aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla hayvan besleyenler bu alışkanlıklarını devam ettirme...
Çabasına girebilirler bunun gibi örnekler çoğaltılabilir...
Dolayısı ile ortak yaşama ayak uydurabilme oranı bölge olarak oldukça düşük.
Bu nedenle kentsel dönüşüme giren mahallelerde belediye çok katlı binalarda kat maliklerinin yasal hakları ve ortak yaşam konusunda hukukçular, sosyologlar vb gibi uzmanlardan yardım alarak muhtarlar ile koordineli toplantılar düzenlemeli vatandaşı bilgilendirmelidir.
Zira bölge insanı hak hukuk dinlemeden herşeyin kendisine ait olduğu görüşünde...
Öyle ki binanın yapıldığı arsanın sahipleri çok katlı bina yapıldıktan sonra babamızın veya bizim toprağımızdır diyerek binayı sahiplenebiliyorlar onlara göre binadaki diğer daire sahiplerinin onların yanında hiç söz hakkı yok yani belediyelere düşen görev insanlara toplu yaşam kültürünü gösterebilmektir...