(“Malûmlar”a taşlama, mısra-mısra haşlama):
-Yazısız-
“Kayyûm”() ile ‘kayyım”(*) farkı bilmeyen;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
“Agop” ile şu “Ataç”ı silmeyen;
“Gasteci”yi, “hoş görmesin” be herkes;
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes!..
“Hoş görme” sen, “Osmanlı”ya atana;
“Hoş görme” sen, şu “Hamas”a çatana;
“Kararmış kalb”, ister tevbe/badana!..
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
“Hoş görme” sen, dil uzatır “Fidan”a;
Bir “hayrı yok”, ne millete, “vatana”;
“Bühtân” eder, kâh “dede”me, kâh “sana!..”
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
“TRT”miz, “Bâkiler”i küstürdü;
“Uydurukça” rüzgârları estirdi;
“Hayât” varken, “yaş… yaş…” deyip püskürdü!..
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
“Lâf bilmezler”, “muhabirler”, “adamlar”;
Demezler ki, “şurada bir hatâm var”;
Topla-çıkar, “…Nesin dilli/cüdâmlar!..”
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
“Hoş görme” sen, şu “Cumhur”a fitneyi;
“Yalan/dolan”, kandıran var kitleyi;
“Çoban: Bekler”, “tilki: Bekler” bil neyi?..
“Hayât” varken, “yaş…” diyenle bağı kes;
“Kalb” ile “kalp”i bir sayana, pes ki pes!..
KAYIKÇ’Ali, tekrar söyle duyulsun:
“Kayyûm” () ile ‘kayyım”(*) farkı bilmeyen;
Bir “lügat” var, yani “sözlük” uyulsun!..
“Agop” ile şu “Ataç”ı silmeyen;
“Kelâm” uçar, kaleminden hep bulsun!..
--------------------------------------------------
(*): Kayyûm: Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). (Bkz: Kur’ân-ı Kerîm: 2/Bakara Sûresi, âyet 255)
(**): Kayyım: Belli bir malın idaresi veya belli bir işin yapılması için vazifelendirilmiş kimse. (Sözlük)
Ali KAYIKÇI (Âşık Derebahçeli), İlkadım/SAMSUN