Paylaş

Kur’ân Kursu Vakfı, Tezden Kurula!..

•⁠ ⁠“Vakf (Vakıf): Mükellef (akıllı, müslüman ve ergenlik çağına erişmiş) kimsenin kendi mülkü olan mütekavvim (belli, kıymetli ve dayanıklı) malının…

•⁠ ⁠“Vakf (Vakıf): Mükellef (akıllı, müslüman ve ergenlik çağına erişmiş) kimsenin kendi mülkü olan mütekavvim (belli, kıymetli ve dayanıklı) malının menfaatini (faydasını) hiçbir şarta bağlamadan, bütün veya belli fakirlere bırakması.

Abdullah İbni Ömer buyurdu ki: Babam Ömer (r. anh) Hayber topraklarındaki mülkü olan bahçesini, tasadduk etmek yâni sadaka olarak vermek istiyordu. Peygamber Efendimize ne yapmasını sormuştu. Peygamberimiz Efendimiz: ‘Mülkünü vakıf yoluyla sadaka et ki, satılmasın, hîbe edilmesin, mîrasçılara kalmasın; ancak gelirleri veya mahsûlü hayır işlerine harcansın’ buyurdu. Babam da öyle yaptı…” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, sy. 283)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Yukarıda, “serlevha” hâlinde sunduğumuz bilgilerin ışığında, sözü daha fazla uzatmayı yersiz görüyor, sâdece “4-6 Yaş Grubu Kur’an Kursları”nın sezon açılışları sırasında malûm “laikçi/istemezükçü kesim” taraflarının çıkarttıkları yaygaralar karşısında şimdiden köklü ve erken tedbirlerin değerlendirilmesini, hatta ve hatta bu kursların,  çok özel bir dokunulmazlığı bulunan “Vakıf şemsiyesi” altına alınması bakımından düşüncelerimizi, mısra-mısralar hâlinde Sizlerle paylaşmak istiyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

= = = ( - 1 - ) = = =

6.300/Altıbinüçyüz’e, çıkmış sayısı;
230.000/İkiyüzotuzbin, öğrenci varmış!..
Kudurmuş habere, “laik pâyesi”;
10.000/Onbin derken daha, daha çıkarmış;
“Bi dur” demeliymiş, “Ö. Ö.” dayısı;
“Kur’ân Kursları”na, “kafayı sarmış!..”

“İkiye katlanmış, Anaokulu”;
Onlar da “kuzu”ymuş, “Tanrı’nın kulu…
…Diyanet bol bulmuş, parayı-pulu…
…İşçinin-memurun, gözleri sulu…
…Neden görmüyormuş, emekli-dulu…
…Sergiden geldikçe, bolca harcarmış!..”

= = = ( - 2 - ) = = =

“Kur’ân Kursu Vakfı”, köklü bir “çâre”;
“Hibesi-hayrâtı”, komaz “biçâre”;
“Lâdînî kafalar”, kalır “bin pâre”;
“Merhem”dir az-çok, kapanır “yâre”;
“Halkalar” genişler, belki de “kare”;
“Allah” diyen “dost”tur, dahası “yâr”mış!..

“Kur’ân Kursu Vakfı” “iyi gelecek”;
“Çocuklar dînini, erken bilecek”;
“Lâdînî kafalar, küpe binecek!..”
“Merhem”dir az-çok, kapanır “yâre”;
“Mânevîyat” var ya, çelik “hisar”mış!..

“Kur’ân Kursu Vakfı” “hibeler” alır;
Bazen “vâris” olur, geriye kalır;
Kaynaklar günbegün, hızla çoğalır;
“Genç suçlu” sayısı, çokça azalır;
“Yargının işler”, hızla ufalır;
“Eğitim-Öğretim”, ancak başarmış!..

KAYIKÇ’Ali der ki, “Vakıf temeldir…
…Maarif/İyi genç, yegân emeldir…
…Zaman su gibidir, bazen de seldir…
…İkrâ!.. Emri var ki, O/Lem-yezel’dir!..
…Halkalar genişler, belki de kare…
…Kur’ân Kursu Vakfı, köklü bir çâre!..”

Ali KAYIKÇI (Âşık Derebahçeli), İlkadım/S A M S U N

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.