Samsun’da Karadeniz derbisi oynandı.
Ezeli rekabetin yaşandığı Samsunspor ile Trabzonspor arasındaki mücadele öncesinde, iki takımın kadrolarına baktığımızda futbolcu kalitesi açısından Trabzonspor’un bir adım önde olduğu gözlerden kaçmıyordu.
Elbette bu tabloya bakıldığında Trabzonspor’u favori göstermek yanlış olmazdı.
Ancak futbolda her şey kadro kalitesiyle ölçülmez.
Takım uyumu, mücadele gücü ve teknik heyetin oyun anlayışı da en az bireysel yetenekler kadar önemlidir.
Gelelim Samsunspor’a…
Samsunspor bu sezon yeni bir yapılanmaya gitti.
Takımın birçok oyuncusu değişti ve neredeyse yeni bir kadro oluşturuldu.
Böylesine büyük bir değişimin ardından takımın hemen istenilen seviyeye ulaşmasını beklemek ne kadar doğru?
Lig’de yedi hafta geride kaldı.
Samsunspor bu karşılaşmalardan yalnızca dört puan çıkarabildi.
Ortaya çıkan tablo elbette taraftarı üzüyor ve düşündürüyor.
Ancak buradan hareketle sezonun tamamı hakkında kesin hükümler vermek de doğru değil.
Öncelikle bu sezonun gerçeklerini kabul etmek gerekiyor.
Samsunspor’un bu kadroyla şampiyonluk yarışının en güçlü adaylarından biri olacağını düşünmek gerçekçi değil.
Bu nedenle beklentileri mevcut şartlara göre belirlemek gerekiyor.
Bu sezonun öncelikli hedefi, Lig’de kalıcı olmak, takımın eksiklerini görmek ve geleceğin Samsunspor’unu oluşturacak sağlam bir temel atmaktır.
Peki, neden bu kadar karamsarlık?
Eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor.
Herkes futbol filozofu kesilmiş durumda!
Daha sezonun başında, yeni bir takımın oluşum süreci devam ederken yapılan yorumlara bakıyorsunuz; sanki her şey bitmiş, Samsunspor için sezon şimdiden kaybedilmiş!
Biraz insaf!
Elbette yanlışlar eleştirilecek.
Teknik heyetin tercihleri, futbolcuların performansları ve yönetimin transfer politikası sorgulanacak.
Eleştiri, futbolun doğasında vardır.
Ancak eleştirinin de bir ölçüsü, bir mantığı olmalı.
Asıl mesele, bu kadroyla neler yapılabileceğini konuşmaktır.
Samsunspor'un geçmişte çok daha iyi bir takım olduğunu söylemek de gerçeği değiştirmiyor.
Samsunspor eskiden kusursuz muydu?
Hayır!
Futbolda iyi dönemler de olur, kötü dönemler de…
Önemli olan, kötü gidişatın nedenlerini doğru tespit ederek çözüm üretmektir.
Yeni kurulan bir takımın birbirine alışması, oyuncuların saha içerisindeki görevlerini benimsemesi ve teknik direktörün oyun sisteminin oturması zaman alır.
Bu süreçte puan kayıpları yaşanabilir.
Önemli olan, bu kayıplardan ders çıkarabilmektir.
Elbette teknik heyetin de sorumlulukları var. Sahadaki eksikler görülmeli, yanlış tercihler gözden geçirilmeli ve takımın gelişimi için gereken adımlar atılmalıdır.
Devre arasında yapılacak takviyeler de ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Ancak daha sezonun başında bütün umutları tüketmek, sürekli karamsarlık pompalamak ve her gelişmeyi felaket olarak değerlendirmek Samsunspor’a ne kazandırır?
Hiçbir şey!
Samsunspor bugün bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.
Bu gerçeği görmezden gelerek geçmişin başarılarını bugünün kadrosundan beklemek, gerçekçi bir yaklaşım değildir.
Taraftarın beklentisi elbette yüksek olabilir.
Samsunspor formasının ağırlığı ve bu şehrin futbola olan tutkusu ortada.
Fakat beklentiyle mevcut şartları birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bugün Samsunspor’un ihtiyacı olan şey, körü körüne destek değil; akılcı eleştiri, doğru planlama ve zamandır.
Kimse başarısızlığın üzerini örtmesin.
Kimse yapılan hataları görmezden gelmesin.
Ancak henüz yolun başındayken de her şeyi bitmiş gibi göstermesin.
Futbolda sabır, tek başına başarı getirmez.
Sabırla birlikte doğru kararlar, sıkı çalışma ve kararlı bir yönetim anlayışı da gerekir.
Samsunspor’un önünde uzun bir yol var.
Bu yolun sonunda neler yaşanacağını bugünden kestirmek mümkün değil.
Öyleyse hemen karamsarlığa kapılmadan, mevcut kadronun neler yapabileceğine bakalım.
Unutmayalım; sabır ve zaman önemlidir ama asıl başarı, bu zamanı doğru değerlendirmekle gelir.
Paylaş
Karadeniz Derbisinde Gülen Taraf Trabzonspor!
Hazır