Ne Karaoğlan'mış Beee!...

Nedim AYDIN

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Karadeniz derbisi heyecanı yaşandı.
Bölgenin iki köklü temsilcisini karşı karşıya getiren mücadele hem sahadaki tempo hem de tribünlerdeki atmosferle dikkat çekti.
Karşılaşmaya daha istekli ve organize başlayan taraf Samsunspor’du.
İlk düdükten itibaren rakip sahada baskı kuran kırmızı-beyazlı ekip, topa sahip olma konusunda üstünlüğü elinde tutarken, hücum geçişlerinde de etkili bir görüntü sergiledi.
Orta sahada kurulan denge ve kanat organizasyonları, Samsunspor’un oyunu kontrol etmesini sağladı.
Mücadelenin hakemi Atila Karaoğlan’ın verdiği kararlar ise özellikle Samsunspor taraftarlarının tepkisini çekti.
Tartışmalı pozisyonlarda çıkan düdükler ve oyun akışını etkileyen kararlar, tribünlerde tansiyonun yükselmesine neden oldu.
İlk yarı genelinde sahada mücadeleci, disiplinli ve ne istediğini bilen bir Samsunspor görüntüsü vardı.
Rakibine kolay alan bırakmayan ve topu kazandığında hızlı hücuma çıkan Samsunspor, oyunun temposunu belirleyen taraf olmayı başardı.
Bu performans, ikinci yarı için de umut veren bir tablo ortaya koydu.
Karadeniz derbisinin geri kalan bölümü hem teknik hamleler hem de oyuncuların sahadaki direnciyle şekillenmeye adaydı.
İlk yarıda ortaya konan mücadele, karşılaşmanın son anlarına kadar heyecanın süreceğinin sinyallerini verdi.
Futbolun en temel cazibesi; adalet, rekabet ve oyunun akışındaki doğallıktır.
İkinci yarısıyla adeta gerilim filmine dönen mücadelede, futbolun önüne geçen düdük sesleri izleyenlerde büyük hayal kırıklığı yarattı.
Maçın ilk bölümünde dengeli bir oyun varken, ikinci yarıyla birlikte tansiyon giderek yükseldi.
Oyuncuların sahadaki mücadelesi sertleşirken, tribünlerdeki heyecan da doruğa ulaştı.
Tam bu noktada devreye giren kararlar ise maçın kaderini belirlemekle kalmadı, oyunun ruhuna da ciddi zarar verdi.
Dakikalar 69’u gösterdiğinde Samsunspor adına kırılma anı yaşandı.
Ndiaye, gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyundan atılınca Maçın hakemi Karaoğlan Samsunspor’u 10 kişi bıraktı.
Ancak bu karar, yalnızca bir oyuncunun oyundan atılması olarak nitelendirilmemeli.
Bu kart aynı zamanda tartışmaların fitilini ateşledi.
Pozisyonun ağırlığı, kartın gerekliliği ve hakemin yaklaşımı futbol kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Kalan dakikalarda Samsunspor’un eksik kalmasına rağmen gösterdiği direnç takdir toplarken, maçın uzatma dakikalarına taşınması heyecanı artırdı.
Ne var ki, uzatma anlarında dahi oyunun önüne geçen unsur hakem kararları oldu. Sahadaki mücadeleden çok düdük sesleri konuşuldu.
Karşılaşmanın hakemi Atila Karaoğlan, verdiği ve vermediği kararlarla maçın ana aktörü haline geldi.
Oysa futbolun doğasında hakem görünmez olmalı;
Oyunu yönetmeli ama oyunun önüne geçmemelidir.
Bu karşılaşmada ise tam tersi bir tablo ortaya çıktı.
Karar standardının tutarsızlığı, her iki takımın oyuncuları ve teknik ekiplerinin tepkisini çekti.
Futbol, yalnızca 22 oyuncunun mücadelesi değil; Aynı zamanda adalet duygusunun sahaya yansımasıdır.
Bu tür yönetimler, yalnızca bir maçın sonucunu değil, Türk hakemliğinin itibarını da tartışmaya açıyor.
Eleştiri, gelişimin temelidir.
Ancak bu tarz performanslar, artık eleştirinin ötesinde sorgulanması gereken bir noktaya işaret ediyor.
Sonuç olarak, bu karşılaşma futbol kalitesiyle değil, hakem kararlarıyla hatırlanacak. Ve ne yazık ki bu durum, Türk hakemliği adına utanç verici bir tablo olarak kayıtlara geçecek.
Kalın sağlıcakla…