Trabzon Siyaseti!
Bir zamanlar ülke siyasetine Trabzon yön verirdi.
Kimse kusura bakmasın Rize’nin gölgesinde kaldı.
Çay işletmeleri Genel Müdürlüğü’nün kurulduğu günden beri AP, CHP, MHP, DYP, MSP yani tüm partiler döneminde bir Genel Müdür yardımcılığına Trabzon’dan atanırdı.
Son 20 yıldır bir tane atama yapılmamıştır.
İşin daha da ilginç tarafı Trabzon’un en önemli makamına atanacak ve seçilecek olanları Rizeli AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı veya Muhammet Avcı belirliyor.
Bu şehri TOBB’da Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu temsil ediyor.
Tabi mikro milliyetçilik yapmak istemiyorum ancak Trabzonlu bürokratlarda kendilerini sultan zannediyorlar.
Bunlardan biri de Vakıflar Bankası Genel Müdürü Abdi Üstün Salih gitti.
Ancak DSİ Genel müdürlüğüne atanan Mehmet Akif Balta ise AKP iktidarı döneminde firmalar üzerinden işe alınan elemanların servis otobüslerine binmesini yasaklıyor sonra da hepsini kapı dışarı ediyor.
Firmalara bunlar sizin elemanlarınızı alın dışarıda çalışın maaşlarını ödeyin ancak bizim kurumun özel taş fırınlı yemekhanesinden ve misafirhanesinden yani tesislerimizden yararlanamazlar dediğini duyunca, konuya duyarsız kalan Trabzon Milletvekilleri, İl başkanı ve İlçe başkanları değil de ben bizzat Genel Müdür Balta’yı aradım.
Bu insanlar firmaların üzerine alınmış olabilirler nasıl kapı dışarı ediyorsunuz dedim.
Cevap çok ilginçti; Bir aracımız kaza yapsa bunların başına bir şey gelse Cumhuriyet Savcısı’na biz ifade veriyoruz dedi.
Yaptığınız iş kanunsuz değil ki savcı sizi çağıracak dedim.
Savunması çok garipti; Kurumun hassasiyetini korumak zorundayım dedi.
Sizden önceki Genel müdürlüğü koruyamamış yazık etmişler dedim.
Konuyu AKP İl Başkanı Sezgin Mumcu’ya söyledim.
Mumcu da bunların maaşı kesilmemiş ya alsın maaşlarını yatsınlar aşağıya dedi. Doğru; Çağrı merkezlerinde çalışan kadar da çalışmayan var.
Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan kadar şirketlerde çalışmayan var.
Maaşını alıp geziyorlar.
Hiçbir kimse bunlara bir şey diyemiyor!
Siz de seyrediyorsanız.
Yapacak hiçbir şey yok dedim.
İşte siyasetçinin ülkeye baktığı ve siyasetin geldiği nokta bu!...