Bankamatik Farelerine Göz Açtırılmamalı!...

Bayram Uzunoğlu

Hukukun üstünlüğü ve kamu vicdanı, bir devletin sarsılmaz sütunlarıdır.
Bu sütunların ayakta kalabilmesi, Adaletin yalnızca tecelli etmesiyle değil, tam vaktinde ve gecikmeksizin yerini bulmasıyla mümkündür.
Son dönemde ülkemizin huzurunu, ekonomik istikrarını ve en önemlisi toplumsal kardeşlik iklimini hedef alanlar; Bunu yaparken adeta cezasızlık algısından cesaret almaktadır.
Yıllardır bu milletin sırtından geçinen, kriz simsarlığı yaparak halkın umutlarını zehirleyen ve nihayetinde gerçek yüzleri açığa çıktığında kamyon dorselerinde kaçarken yakalanan "bankamatik faresi" tipler, artık bu milletin sabrını taşırmıştır.
Cezasızlık algısı ve geciken müdahalelerin bedeli
Toplumun huzurunu bozan, dış odaklarca beslenen ve ülkenin itibarını uluslararası alanda zedelemek için kolları sıvayan bu leş kargaları, yaptıklarının yanlarına kalacağı inancıyla hareket etmektedir.
Sokak röportajları kisvesi altında halkı isyana teşvik eden, kardeşlik hukukumuzu yapay kavgalarla zedeleyen bu odaklar, iş hukuki ve cezai hesap vermeye geldiğinde kaçacak delik aramaktadır.
En son kamyon kasalarında saklanarak sınır dışına kaçmaya çalışırken yakalanan bu şahsiyetler, millete karşı işlenen suçların cezasız kalmayacağının en net göstergesidir.
Ancak mesele sadece bir kişinin yakalanmasından ibaret değildir;
Mesele, bu tür ihanet şebekelerine karşı gösterilen reaksiyonun hızıdır.
Geciken her müdahale, bu yapıların daha da cüretkârlaşmasına zemin hazırlamaktadır.
Kamu kaynaklarını sömüren, ülkenin itibarına suikast düzenleyen ve milletin kardeşlik bağlarına dinamit koyan bu unsurlara karşı adalet mekanizmalarının rüzgâr gibi esmesi gerekmektedir.
"Bu vatan, sokaklardaki ucuz senaryolara, dış destekli provokatörlere ve bankamatik farelerine kurban edilmeyecek kadar kıymetlidir.
Adalet gecikmeden yerini bulmalıdır."
Tarih ve vicdan önünde hesap vakti
Bu topraklar, tarihi boyunca iç ve dış pek çok fitne girişimini birlik ve beraberlik ruhuyla bertaraf etmiştir.
Bugün de aynı kararlılığı göstermek, milletimizin geleceği adına boynumuzun borcudur.
Vatandaşın alnının teriyle ürettiği değerleri gasbeden, kriz simsarlığı yaparak bu ülkenin ekmeğini yiyip kuyusunu kazanan hiç kimseye imtiyaz tanınmamalıdır.
Hak ettikleri cezaların en ağır şekilde, gecikmeksizin verilmesi hem milletimizin vicdanını soğutacak hem de benzer niyet taşıyanlara net bir mesaj olacaktır.
Devletimizin ilgili kurumlarının bu tür provokatif yapılara ve kamu malına göz dikenlere karşı attığı ve atacağı adımlar, ülkemizin yarınları için hayati önem taşımaktadır.
Çünkü bu ülke bizim, geleceğimiz bizim; huzurumuza ve kardeşliğimize kasteden hiçbir odağa geçit vermeyeceğiz.