Çok Net Olur, Çok Sert Olur Bu Cevap!...
(“5 dakika tefekkür” ve “Malûmlar”a taşlama, mısra mısra haşlama):
• “Akdeniz Cevabımız Net ve Sert Olur!..
İsrail’in bu kural tanımaz, hukuk tanımaz; ilke, değer sınır tanımaz politikalarına maalesef dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. İsrail mevcut hükûmetin yönetiminde şımardıkça şımarmış sâdece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşımıştır. Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet yani Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut İstanbul’un iki kardeş şehridir. Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar. Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz. Kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda solda Tükiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, (gâyenizi), hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz! Arz-ı mev’ud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz…
Şimdi Akdeniz’de özellikle de Kıbrıs adasında bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsscelerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler; Siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayâllerin peşine düşmüşler.
Çok açık söylüyorum. Kimse MACERA PEŞİNDE KOŞMASIN. Kimse Siyonist katliâm şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur…
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur. Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır. Bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.”
“Erdoğan’dan Katil Netanyahu’ya Sert Mesaj: DÖKTÜĞÜNÜZ KANIN HESABI SORULACAK!..
İsrail, ham maddesi sâdece kan ve gözyaşı olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misâli, coğrafyamıza saldıranlar; döktükleri kanun hesabını verecek, mazlumların arşı titreten âhı, er veya geç, zalimlerin yakalarına yapışacaktır!..” (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Türkiye Gzt, 11.06.2026, sy. 1, 11; 12.06.2026, sy. 11’den)
= = = ( - 1 - ) = = =
İran, Lübnan, Suriye; Afrika var, Akdeniz;
Saldırganlık ve tehdit, utanmazlık boy aşmış;
Tutturmuş bi “A. mev’ud”, “vaadler”i yerseniz!..
Ona-buna saldırmış, kudurdukça dalaşmış;
Kafakolda “ConiHom”, “AB” dersen son keriz!..
“Yetti gayri!..” diyecek, “…Bre rezil cüdâmlar!..
…Yaktın, yıktın yetmedi, sırada var idâmlar…
…Dünya kalmaz zalime, vampir/nosfen adamlar!..”
Ona-buna saldırmış, kudurdukça dalaşmış;
Soykırımlar-tehditler, “Netanyahcı savaş”mış!..
İran, Lübnan, Suriye; Afrika ve Akdeniz;
“Yutulacak lokma” mı? “Şeker, kaymak mı?” deriz;
Yaşamayı isteriz, gebertmeyi severiz!..
Ona-buna saldırmış, kudurdukça dalaşmış;
Soykırımlar-tehditler, “Netanyahcı savaş”mış!..
“Netan…”, “Trump kafalar”; “Şeytânî ak’l kozu”dur;
“Eli-kolu bağlanmış”, “BM: Sanki kuzu”dur;
Eser gürler “Tel Aviv”, dünyâ-âh’ret “yozu”dur!..
Ona-buna saldırmış, kudurdukça dalaşmış;
Soykırımlar-tehditler, “Netanyahcı savaş”mış!..
= = = ( - 2 - ) = = =
“Şam ve Beyrut kardeş”tir, “İstanbul’la özde”dir;
“Güvenlik”te “içiçe”, sanma sakın “sözde”dir;
“Yamuk yapan-yan bakan”, bugün-yarın “közde”dir!..
“Emrivaki-gözyumma”, “dünde kalmış bir olay”;
Biz “Yâ sabır” dedikçe,” gâfil azdı çok kolay!..”
“Tetikçiler” kıpraştı, “kuyu kazar” kendine;
“Ateş olsan” nâfile,. “cirm”in yanar bak “yine”;
“Katliâmlar” yaşadın, sarıldın bâtıl “dîn”e!..
“Emrivaki-gözyumma”, “dünde kalmış bir olay”;
Biz “Yâ sabır” dedikçe,” gâfil azdı çok kolay!..”
“Sensin fitne üreten”, “köpek balık misâli”;
“Gözyaşı ve kan besin”, yok “Tel Aviv emsâli”;
“Firâvun’u çok geçtin”, “Nosfenyahou timsâli!..”
“Emrivaki-gözyumma”, “dünde kalmış bir olay”;
Biz “Yâ sabır” dedikçe,” gâfil azdı çok kolay!..”
“Akdeniz”de, “Kıbrıs”ta; “şen’i plân” canlandı;
“Atina ve Yönetim”, “AB el”le kanlandı;
“Makarios-Grivas”, “bir hayâl”e aldandı!..
“Emrivaki-gözyumma”, “dünde kalmış bir olay”;
Biz “Yâ sabır” dedikçe,” gâfil azdı çok kolay!..”
KAYIKÇ’Ali diyor ki, “Reis bakın ne dedi?..
…İki ölçtü, bir biçti; malûmlar hep gol yedi…
…Fidan kemend bağladı, sürükledi cesedi!..”
“Emrivaki-gözyumma”, “dünde kalmış bir olay”;
Biz “Yâ sabır” dedikçe,” gâfil azdı çok kolay!..”