Thorsten Fink Samsunspor’a ilk geldiği gün şu köşe yazısını yazmıştım…
Zaman yine bizi haklı çıkardı.
Aynen şöyle yazmıştım:
‘Türkçe’de ‘fink atmak’ diye bir deyim olduğunu hatırlatmak isterim.
Testi kırılınca yazanlardan olmadığımı, tanıyanlar ve okuyanlar iyi bilir.
Testi kırılınca zira, akıl veren çok çıkar.
Biz onlardan hiçbir zaman olmadık.
Yarını okuyucuya bugünden yazdık ve yazmaya gayret ettik.
Bazen sıkı eleştirilerde aldık…
Fakat; doğru bildiğimiz yoldan ne ödün verdik ne de şaştık!
Samsunspor konusunda hiç yanılmadık desem yeridir.
Hep Samsunspor’un ali menfaatlerini her şeyden önce tuttuk.
Samsunspor’a zarar vermemek adına birçok haberi ‘es’ geçtiğim olmuştur.
Bu kentin markası en büyük markası Atatürklü armadır, Samsunspor’dur.
Ne olursa olsun bunu asla unutmayalım.
*
Şimdi Samsunspor’da üçüncü Alman hoca dönemi başladı.
Thorsten Fink, çok tecrübeli ve de çok deneyimli, disiplinli bir teknik adam.
Ama, elinde diğer teknik adamlarda olan kadro yok Fink’in.
Bence, Thorsten Fink’in diğer teknik adamlar kadar rahat olamayacağını, Türkçe tabiriyle de; fink atamayacağını düşünüyorum.
Niye mi?
Elde kadro yok.
Dünyanın en iyi şefini getirin, unu, şekeri yoksa helvayı yapamaz.
Maalesef, Samsunspor’un da içinde bulunduğu durum budur.
*
Yazdım ya; testi kırılınca akıl veren, yol gösteren çok çıkacak diye…
Testi kırılmadan, şimdiden yazayım dedim.
Umarım yanılırım!’