Endonezya'da Huzur Aramak, Bir Rüyanın Enkazı!...
Bazen insan, yorulduğu bu hayattan kaçıp uzaklara, o hep anlatılan "güler yüzlü insanların, sakin adaların" diyarına sığınmak ister. Endonezya, pek çok kişi için bu huzur arayışının adı oldu.
Ancak bugün geldiğimiz noktada acı bir gerçeği haykırmak zorundayız; Gerekli tedbirler alınmadan, sadece duygularla çıkılan o yolculukta Endonezya, huzur değil; yıkım getiriyor.
Ben o yollardan geçip eli boş dönenleri, sokağa atılanları, her şeyini kaybedenleri tanıdım.
İşte bu yazı bir hayalin nasıl kabusa dönüştüğünün belgesidir.
Huzur, İhanetin Olduğu Yerde Barınmaz
"Orada hayat ucuz, insanlar saf, bir ev alıp emekliliğimi yaşarım" diyenlerin karşısına önce o malum aracılar çıkıyor.
Kendi dilimizi konuşan, "hemşehrim" diyerek sırtınızı sıvazlayan o rantçılar...
Onlar için siz bir insan değil, nakde çevrilecek bir "projesiniz."
Sizi yerel ailelerle tanıştırıp, saadet zinciri vaatleriyle nikah masasına oturtanlar; aslında sizin sokağa atılacağınız günün senaryosunu o günden yazıyorlar.
Kendi vatandaşını soyup soğana çeviren bu soyguncular varken, o topraklarda huzur bulmak imkansız bir mucizeye dönüşüyor.
Birikimler Satıldı, Hayaller Sokakta Kaldı
Türkiye’deki evini, arabasını satıp tüm varlığını Endonezya’daki bir toprak parçasına ya da bir beton yığınına yatıranların dramı yürek yakıyor.
***Yasaları bilmeden,
***Evlilik sözleşmesi yapmadan,
***Tapuyu "aşk" uğruna başkasının üzerine yaparak, ...kendi elleriyle kendi sonlarını hazırlıyorlar.
Sonuç mu?
Boşanmak istediğinde boşanamayan, mahkemelerde süründürülen, mülkü elinden alınıp bir gecede sokağa atılan çaresiz insanlar. "Huzur bulacağım" dedikleri o tropikal cennet, bir anda duvarları üzerlerine yıkılan bir hapishaneye dönüşüyor.
Aşkın Gözü Kör, Kanunların Gözü Açık
Endonezya’da evlilik yapmak isteyenlere en büyük tavsiyem şudur; Duygularınızın rehberliğinde değil, hukukun ışığında hareket edin. Eğer aracıları aradan çıkarmazsanız, kendi hakkınızı bizzat savunmazsanız;
O çok aradığınız huzur, yerini ömür boyu sürecek bir pişmanlığa bırakır.
Unutmayın;
Birikiminizi satıp gittiğiniz o yerlerde, sizi koruyacak olan "tanıdıklar" değil, altına imza attığınız resmi belgelerdir.
Son söz;
Kendi vatanında sahip olduğu her şeyi elin memleketinde bir hiç uğruna kaybedenlerin ahı, o sahte cennetlerin üzerinde asılı duruyor.
Dikkat edin; huzur ararken onurunuzdan ve emeğinizden olmayın.