Bakan Yerlikaya Şehit ve Gazi Aileleri İle Buluşu

İçişleri bakanı Ali Yerlikaya, Şehit ve Gazilerimizin Kıymetli Aileleri, Kahraman Gazilerimiz, ile biraraya geldi.

Bakan Yerlikaya Şehir ve Gazi Aileleri ile buluşmasında şu ifadelere yer verdi;
Saygıdeğer Misafirler,
Bu anlamlı buluşmada,
Sizlerle bir arada olmanın onurunu yaşıyor, Her birinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Bin bir emekle, gözünden dahi sakınarak büyüttüğü evladını, Eline kınalar sürerek, düğüne gönderir gibi askere yollayan, Polis ve jandarma üniforması giymesi için dualar eden, Tüm anne ve babaların önünde saygıyla eğiliyorum.
Ebediyete irtihal eylemiş şehit ve gazilerimizin, kıymetli anne ve babalarına Allah’tan rahmet diliyorum.
Bugün Samsun’da;
Milletimizin kaderini değiştiren 19 Mayıs ruhunun doğduğu,
İstiklalin ilk adımının atıldığı, O şanlı yürüyüşün başladığı şehirdeyiz.
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ya istiklal ya ölüm” diyerek başlattığı o yürüyüşle, karanlıklar dağıtılmış, teslimiyet reddedilmiştir.
Bu yüzden istiklalimizin simgesi Samsun, başlangıçtır.
Ve biz bugün, birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi bu başlangıç ruhuyla güçlendiriyoruz. Bakanlığımızın öncülüğünde ve
Türkiye Harp Malulü Gazileri, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği
işbirliğiyle düzenlenen bu buluşmalar, gönüllerimizi birbirine yaklaştıran,
kardeşliğimizi ve birlikteliğimizi pekiştiren millî dayanışma köprüsüdür.
Şehit Aileleri ve Gazilerimizle Millî Dayanışma, Kardeşlik Buluşmaları’mız, devletimizin şehitlerimize ve gazilerimize duyduğu
vefa ve minnettarlığın en somut göstergesidir.
Kıymetli Kardeşlerim,
Bin yıldır vatan kıldığımız bu toprakların her karışı, bir bedelin, bir fedakârlığın, bir adanmışlığın şahididir.
Vatanımızın bağımsızlığını, Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesini,
Ezan-ı Muhammedi’nin semalarımızdaki yankısını, Canıyla, kanıyla koruyan kahramanlarımız var bizim.
Zehir tacirlerinin kapılarını koçbaşlarıyla kıran, Organize suç örgütlerinin nefesini kesen, Teröristlere hayatı dar eden yiğitlerimiz var bizim.
Bu vatan için candan geçen şehitlerimiz; Milletimizin başı dik, alnı açık olsun diye toprağa düştüler. Bu vatan için serden geçen şehitlerimiz;
Ezan susmasın, bayrak inmesin, vatan bölünmesin diye can verdiler.
Gazilerimiz;
Hayatlarını ortaya koyarak, “Bu kutsal toprak sahipsiz değildir” dediler. Baş eğmediler, aman demediler; Mabedimizin göğsüne namahrem eli değdirmediler.
İstiklal şairimizin dediği gibi; “Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar.”
İşte böylesine bir iman ve sadakatle bize bu vatanı emanet bıraktılar.
Önce şehitlerimize sonra da sizlere ahdimizdir;
Biz onların hatırasına zerre miskal gölge düşürmeyeceğiz!
Çünkü şehitlerimizin aziz hatırası, bizim istiklalimizdir, Gazilerimizin onuru, bizim istikbalimizdir…
Şehitlerimizden biri var ki; Bu güzel memleketin evladı, Bu vatanın al bayrağına adını yazdıran bir kahraman; Şehit polisimiz Emre Albayrak.
Biraz önce filmimizde de izledik.
Şehidimiz Emre Albayrak, henüz 27’sindeydi. Bir gencimiz daha, uyuşturucu karanlığına teslim olmasın diye… Bir annenin yüreğine daha ateş düşmesin diye, şehadete yürüdü.
Şehidimiz Emre Albayrak’ın kıymetli ailesi de bizlerle birlikte, buradalar.
Onları da hürmetle selamlıyorum.
Özellikle ifade etmek isterim ki:
Tüm şehit ailelerimiz gibi sizler de milletimize bir yiğit,
devletimize bir kahraman, vatanımıza bir şehit emanet ettiniz.
Şehitlerimizin, o yüce makamın hikmetiyle, her an bizlerle beraber olduğuna inanıyoruz. Onlar, milletimizin hafızasında, dualarında,
gönüllerinde ilelebet yaşayacak. Şehitlerimizin ve gazilerimizin cesareti,
bu toprakların teminatıdır; direnci, devletimizin bekasının en sağlam zırhıdır.
Biz, şehitlerimizi asla unutmayacağız. Uğruna can verdikleri değerleri büyüteceğiz. Onların emanetlerini başımızın üstünde taşıyacağız.
Kıymetli Kardeşlerim,
Milletimizin mayasında kardeşlik vardır, Birlik vardır, beraberlik vardır.
Bu kardeşlik, bin yıllık birliktelikten süzülüp gelen bir ortak yazgıdır.
Bu birlik, silahla bozulamaz, fitneyle parçalanamaz, terörle dağıtılamaz.
Önce yedi düvel bir oldular;
Başaramadılar…
Sonra, bizi birbirimize düşürerek kazanacaklarını sandılar.
Kardeşi kardeşe vurdurarak, kaleyi içeriden yıkabileceklerini zannettiler.
Ama başaramadılar! Başaramayacaklar!
Aziz Şehitlerimizin Değerli Aileleri,
Kıymetli Gazilerimiz,
Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.
Bizi birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat, kenetlenmiş şekilde müreffeh yarınlara omuz omuza yürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sizlere ifade ettikleri gibi:
“Terörsüz Türkiye, fitne duvarlarını yıkmak, kardeşliğimize kurulan sinsi tuzakları bozmak, kavlimizi ve muhabbetimizi tazeleyip ülkemizi çok daha parlak bir istikbale taşımak için tarihî bir sorumluluk üstlenmektir.”
Samsun’dan sizlerin huzurunda bir kez daha söylüyoruz;
Birliğimiz daimdir. Kardeşliğimiz ebedidir. Bu vatan bölünmez bir bütündür.
Bu yürüyüş;
Büyük ve Güçlü Türkiye yürüyüşüdür. Bu yürüyüş; Huzurun, güvenin, adaletin yürüyüşüdür. Bu yürüyüş; Şehitlerimizin emanetini yücelten, gazilerimizin onurunu baş tacı eden bir yürüyüştür.
Bu duygu ve düşüncelerle; Vatanımız uğruna fedayı can eyleyen
Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Makamları âli olsun. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Şehit annelerimizin, babalarımızın her birinin ellerinden hürmetle öpüyorum.
Şehit eşlerini yürekten selamlıyorum. Şehit evlatlarımız… Sizler, bu milletin en kıymetli emanetisiniz. Sizler, şehitlerimizin bize bıraktığı onur nişanesisiniz.
Biz, bu emanetleri başımızın üstünde taşıyoruz. Biz, bu emanetleri yüreğimizde saklıyoruz. Biz, bu emanetleri devletimizin iradesinde, milletimizin vicdanında koruyoruz.
Allah bu milleti birliğinden ayırmasın. Allah bu bayrağı göklerden indirmesin. Allah bu vatanı her türlü fitneden, beladan muhafaza eylesin.
Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyo