Samsunspor'un Sahibi Var, Akla İhtiyacı Yok!...


Bu sezon Samsunspor’da sular bir türlü durulmuyor.
Özellikle sosyal medyada bazı taraftarların Başkan Yüksel Yıldırım’a yönelik söylemleri artık eleştiri sınırlarını aşmış durumda.
Gerçek Samsunspor taraftarlarını tenzih ediyorum; ancak bazı kendini bilmezlerin kullandığı ifadeler, hakarete ve küfre kadar varıyor.
Gerekçe ise belli:
“Şu futbolcuyu neden sattın?”
“Bu transferi neden yapmadın?”
“Şunu neden almadın?”
“Bunu neden gönderdin?”
Adeta kulübün bütün transfer politikasını kendileri belirleyecekmiş gibi akıl veriyorlar.
İyi de kardeşim…
Sen önce maça geliyor musun?
Geçtiğimiz sezon Samsunspor Avrupa’da mücadele etti.
19 Mayıs Stadyumu’nu kaç kez doldurdunuz?
Maça gelmeyeceksin, tribünde takımına destek olmayacaksın; ama sosyal medyada kulüp yönetmeye kalkacaksın!
Yok böyle bir dünya.
Samsunspor’un Geçmişini Unutmayalım

Bugün Samsunspor üzerinden ahkâm kesenlerin bir kısmı, kulübün hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor.
Samsunspor tarihine biraz dönüp bakmak gerekiyor.
2001 yılında Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz, Samsunspor Kulübü Başkanlığı görevini üstlendi.
O dönemde kulübün yaklaşık 8-10 milyon lira borcu olduğu ifade ediliyordu.
Dönemin yönetiminde, Tümer Metin ve İlhan Mansız’ın satılmasıyla bu borcun karşılanabileceği düşünülüyordu.
Ancak futbol dünyasındaki düzen değişti.
Sezon sonunda sözleşmesi sona eren futbolcularla ilgili gelişmeler yaşandı ve Tümer Metin ile İlhan Mansız Beşiktaş’a gitti.
Samsunspor bu iki futbolcudan beklenen bonservis gelirini elde edemedi.
Sonrasında yapılan girişimlerle Beşiktaş tarafından Samsunspor’a yaklaşık 1 milyon lira ödeme yapıldığı ifade edildi.
Peki sonra ne oldu?
Samsunspor borç yükünün altında ezildi.
Kulüp ekonomik olarak nefes almakta zorlandı.
Ve bu süreç, Samsunspor’un yıllar sürecek sıkıntılı dönemlerinin başlangıç noktalarından biri oldu.
Samsunspor Komaya Girmişti
2017-2018 sezonunda Samsunspor 2. Lig’e düştü.
Kulüp kayyuma kaldı.
2018-2019 sezonunda Samsunspor’un yönetim ve ekonomik açıdan ciddi sıkıntıları vardı.
Kısacası Samsunspor adeta komaya girmişti.
İşte o günlerde Samsunspor’un yeniden ayağa kaldırılması için farklı arayışlar başladı.
2 Haziran 2018 tarihinde İsmail Uyanık’ın öncülüğünde Samsunspor’un şirketleşme süreci gerçekleşti.
O günlerde Samsunspor’un geleceği açısından yaşananlara bugün eleştiri getirenlerin bir kısmı neredeydi?
Samsunspor satılırken neden sesiniz çıkmadı?
Bugün konuşmak kolay.
Bugün sosyal medyada Başkan’a hakaret etmek kolay.
Bugün “şunu al, bunu sat” demek kolay.
Ama o günlerde Samsunspor’un yaşadığı ekonomik tabloyu unutmamak gerekiyor.
Beyler… Bugün Samsunspor’un bir sahibi var.
Samsunspor A.Ş.’nin patronu Yüksel Yıldırım’dır.
Şirketin ekonomik sorumluluğunu taşıyan da odur.
Transfer politikasını belirleyen de yönetimidir.
Elbette taraftarın eleştirme hakkı vardır.
Elbette taraftar sahadaki futbolu beğenmeyebilir.
Elbette transferleri sorgulayabilir.
Ama eleştiri başka, hakaret başka!
Taraftarın görevi kulübüne destek olmaktır.
Takım iyi oynarsa alkışlarsın.
Kötü oynarsa eleştirirsin.
Transferi beğenmezsen düşünceni söylersin.
Ama işi küfre, hakarete ve kişilik saldırısına götürmek Samsunspor sevgisiyle bağdaşmaz.
Para Vermeden Kulüp Yönetilmez!
Şimdi bazılarına bir soru sormak gerekiyor:
Samsunspor’u bu kadar çok biliyorsanız, neden zamanında sahip çıkmadınız?
Madem bu kadar iyi yönetici, teknik direktör, scout ve transfer uzmanısınız…
Buyurun!
Paranız varsa Samsunspor A.Ş.’yi satın alın.
Şirketin sorumluluğunu siz üstlenin.
Transfer bütçesini siz oluşturun.
Futbolcuları siz alın.
Borçları siz ödeyin.
Kulübü siz yönetin.
Ama bugün cebinden para çıkarmadan, kulübün bütün yükünü taşımadan;
“Şunu al, bunu sat, bunu neden gönderdin?” demek kolay.
Samsunspor sevgisi sadece klavye başında gösterilmez.
Samsunspor’u gerçekten seviyorsan tribüne gelirsin.
Takımının yanında olursun.
Kulübün zor gününde destek verirsin.
Eleştirini de adam gibi yaparsın.
Eski Samsunspor Günlerini Unutmayın
Bugün Samsunspor’un Avrupa’da mücadele ettiği bir noktadan söz edebiliyorsak, geçmişte yaşananları unutmamamız gerekiyor.
Çünkü bu kulüp çok zor günlerden geçti.
Borçlarla boğuştu.
Ligler arasında savruldu.
Kayyuma kaldı.
Yönetim sıkıntıları yaşadı.
Bir kuruşa muhtaç hale geldi.
Bugün ise Samsunspor’un yeniden ayağa kalktığı bir dönemden geçiyoruz.
Eksikler olabilir.
Yanlış transfer olabilir.
Yanlış karar olabilir.
Sahadaki futbol eleştirilebilir.
Bunların hepsi konuşulur.
Ama konuşmanın da bir edebi, adabı ve sınırı vardır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıkça kullandığı ifadeyle söyleyecek olursak:
“Eski Türkiye yok.”
Ben de buradan Samsunspor taraftarına sesleniyorum:
Eski Samsunspor da yok!
Bugün kulübün bir sahibi, bir şirket yapısı ve profesyonel bir yönetim modeli var.
Beğenirsin, beğenmezsin…
Eleştirirsin, eleştirmezsin…
Ama önce saygıyı koruyacaksın.
Çünkü Samsunspor hepimizin ortak değeridir.
Ve bu değeri büyütmenin yolu birbirimize küfretmekten değil, Samsunspor’un yanında olmaktan geçer.