(“Malûmlara” taşlama, mısra mısra “haşlama”)
Saygıdeğer Okuyucularımız!...
“Türkiye Gazetesi”nin 4 Eylül 2026 günlü nüshası 10’uncu sayfasında çıkan ve âdeta birbirini tamamlayan iki küçük haber neşredildi.
Bu haberlerden birinde “Trump, Malûmu Bir Defa Daha İlân Etti;
İSRAİL İÇİN SAVAŞIYORUZ!...” denilmekte ve sonrasında da aynen şöyle devam edilmektedir;
“Terör ülkesi İsrail’in kurulduğu günden beri hamiliğini yapan Amerika’dan dünyaca bilinen bir itiraf geldi. Amerikalıların milyarlarca dolarını yıllardır İsrail’in hizmetine veren ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’da başlattıkları savaşların tek sebebinin ‘İsrail’i korumak’ olduğunu açıkladı.
İran’la yaptıkları savaşın da en önemli sebebinin İsrail’i korumak olduğunu ifade eden Trump ‘İran’la savaşmamızın sebebi sadece ülkemizin güvenliği değil.
Bunu yüzde 99 İsrail’e yardım etmek için yapıyoruz…’ dedi.”
Diğerinde ise bir ABD’li Demokrat Senatör olan Chris Van Hollen’in beyânatı var; “İsrail’in Suçuna Ortak Olmayı Bırakın!...
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Filistinlilerin Gazze’den sürgün edilmesi plânının gündemde olduğu açıklamasına ilişkin ‘İsrail ile suç ortaklığımıza bir son vermeliyiz’ dedi.
Hollen, ayrıca Başkan Trump’ın ‘Filistinlilerin Gazze’den Mısır’a sürgün edilmesi plânı’nı hâlen iptal etmemesini ve İsrail’e hizmet etmesini sert (bir) dille eleştirdi.”
Saygıdeğer Okuyucularımız!...
Bu satırları okuyunca haklı olarak “Gâvurluğun Siyonistçesi” diye söylendik.
Sonra da bu düşüncemizi mısralara dökerek Sizlerle paylaşalım istedik.
Ortaya, aşağıda okuyacağınız şiir çıktı, diyoruz ve bu destanımızı da Sizlerin bilgisine sunuyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
= = = ( - 1 - ) = = =
“Vıdı vıdı”, “bıdı bıdı”; “insafın yok, utanman yok”;
Varsa-yoksa hep “İtrail”, “Tel Aviv ve Netanyahu”;
Hem “hamilik, pervasızlık”; “kabahat”in “çoktan da çok”;
“Gâvurluğun Siyonistçe”, “bıktırdınız: Yetti yahu”;
“Gazze: Harap/virânelik”, sanma böyle kalır “Newyork!..”
“Ne utanmaz yüzünüz” var, “ne bir yarar sözünüz” var;
“Kömür-katran” beyaz kalır; “is karası özünüz” var;
“Orta Doğu” âleminde, “yanar durur közünüz” var!..
“Gâvurluğun Siyonistçe”, “bıktırdınız: Yetti yahu”;
Varsa-yoksa hep “İtrail”, “Tel Aviv ve Netanyahu!..”
“Gâvurluğun cılkı çıktı”, “şeytân bile tatildedir”;
“Biden-Trump”: “İnsî İblis”; bu ikisi hep dildedir”;
“Netan…’a bir sancı vursa”, …isimleri bak zildedir!..
“Gâvurluğun Siyonistçe”, “bıktırdınız: Yetti yahu”;
Varsa-yoksa hep “İtrail”, “Tel Aviv ve Netanyahu!..”
= = = ( - 2 - ) = = =
Bu “manitum/son bir ikaz”, “herro-merro” diyen çıkar;
“Sanma sakın, bunda kalır; nice “C. Van Hollen” bıkar;
“Sanma sakın, hilâl susar; ilelebet bön bön bakar!..”
“Sürün gitsin” diyenleri, “Rabbim sürüm süründüre…
…Lâşesini mezar almaz, algunlara b.kla küre!..”
Bu “monitum/son bir ikaz”, “Mekke dili” çok şey söyler;
“Asrî zulûm” yetti gayri, “Bolis” sizi bekler beyler;
“Nosfenyahou” vampirleri, Cahîmlere kökten heyler!..
“Sürün gitsin” diyenleri, “Rabbim sürüm süründüre…
…Lâşesini mezar almaz, algunlara b.kla küre!..”
KAYIKÇ’Ali “sabır taşı, ha çatladı çatlayacak…
…57/Elliyedi devlet şimdi, öfkesinden patlayacak…
…RTE-Fidan uzun koştu, bir de yüksek atlayacak!..”
“Sürün gitsin” diyenleri, “Rabbim sürüm süründüre…
…Lâşesini mezar almaz, algunlara b.kla küre!..”
Ali KAYIKÇI (Âşık Derebahçeli) İlkadım/SAMSUN