CELLADINA ÂŞIK OLAN AMATÖRLER!


Filler tepişir, çimler ezilir misali…
Türk futbolunun en önemli damarlarından biri olan amatör futbolun yıllardır kanayan yaraları var.
Kulüpler ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor, yöneticiler büyük fedakârlıklarla ayakta kalmaya çalışıyor, sporcular emek veriyor. Ancak sorunlar yıllardır bir türlü çözülemiyor.
Gel gör ki bunu anlatmak, yazmak, çizmek de yetmiyor.
Yıllardır aynı şikâyetleri dinliyoruz.
“Destek yok…”
“Amatör kulüpler sahipsiz…”
“Ekonomik olarak zor durumdayız…”
“Kimse bizi dinlemiyor…”
Peki, sonuç?
Kocaman bir hiç!
Çünkü ortada ciddi bir çelişki var.
Bir tarafta yıllardır ezildiklerini, yalnız bırakıldıklarını ve yeterli desteği göremediklerini söyleyen kulüpler…
Diğer tarafta ise aynı yöneticileri, aynı anlayışı ve çoğu zaman rakipsiz bir şekilde yeniden göreve getiren yine bu kulüpler!
İşte burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Amatör kulüpler gerçekten değişim mi istiyor, yoksa değişimden mi korkuyor?
Daha dün Samsun amatör futbolunda seçim yapıldı.
Peki ne değişti?
Samsun’daki amatör spor kulüpleri yine aynı isimleri seçmedi mi?
Yıllardır eleştirilen sistem, yine aynı kişilerle devam etmiyor mu?
O zaman kusura bakmayın ama artık sadece yönetenleri eleştirmenin de bir anlamı kalmıyor.
Çünkü sandıkta tercih yapan da kulüpler.
Bir yönetim anlayışından memnun değilseniz, yıllarca aynı isimleri neden yeniden seçersiniz?
Değişim istiyorsanız neden değişimin önünü açmazsınız?
Yeni isimlere, yeni fikirlere, yeni projelere neden fırsat vermezsiniz?
Sonra da çıkıp “Amatör futbol neden gelişmiyor?” diye soruyoruz.
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Filler tepişiyor, çimler eziliyor!
Amatör futbolun en büyük mağdurları kulüpler, sporcular ve özellikle de gençlerdir.
Sahada ter döken çocukların, deplasmana gitmek için imkân arayan kulüplerin, cebinden para harcayan yöneticilerin bu sistem tartışmalarının arasında kaybolmasına artık izin verilmemeli.
Çünkü amatör futbolun geleceği, birkaç kişinin koltuk mücadelesinden çok daha değerlidir.
Ama bunun değişmesi için önce kulüplerin kendi sorumluluklarını da görmesi gerekiyor.
Sürekli aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek, en hafif tabirle mümkün değildir.
Bugün “Bizi yönetenlerden şikâyetçiyiz” deyip yarın aynı yönetimi yeniden seçiyorsanız, o zaman sorunun bir parçası da sizsiniz.
Celladına âşık olmak!
Belki biraz ağır bir ifade…
Ama yıllardır aynı sistemden şikâyet edip, aynı sistemi yeniden seçmek başka nasıl anlatılabilir?
Celladına âşık olanın sonunu celladından başkası yazmaz!
Bugün alkışlarla göreve getirdiğiniz insanlar, yarın sizin en büyük şikâyetinizin konusu oluyorsa burada biraz da dönüp kendinize bakmanız gerekiyor.
Artık amatör futbol camiasının bir karar vermesi lazım:
Ya gerçekten değişim isteyecekler ya da yıllardır söyledikleri şikâyetleri tekrar tekrar anlatmaya devam edecekler.
Çünkü değişim, sadece kürsülerde yapılan konuşmalarla değil, sandıkta kullanılan oylarla başlar.
Ve unutulmamalı:
Aynı isimleri seçerek farklı bir gelecek beklemek mümkün değildir.
Filler tepişmeye devam ederken, çimlerin üzerinde ezilenler yine amatör futbol kulüpleri ve gençler olmasın…
Artık biraz da ayna karşısına geçme zamanı.