Sıfır Atık İçin Dünya İstanbul'da Buluştu!


İstanbul’da düzenlenen Sıfır Atık Forumu, çevre sorunlarına dikkat çekmek ve sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak adına önemli bir organizasyon olarak öne çıktı. Dünyanın farklı ülkelerinden devlet temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çevre alanında faaliyet gösteren birçok kurumun yoğun katılım gösterdiği forum, çevre konusunda küresel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
İstanbul’da gerçekleştirilen bu forum, çevre konusunda çalışan tüm kesimler için önemli bir buluşma noktası olmuştur.
Bu nedenle çevre adına mücadele eden kişi ve kuruluşların, çevrenin konuşulduğu her platformda yer alması ve fikirlerini ortaya koyması beklenmektedir.
Ancak bu tür organizasyonlar, beraberinde bazı tartışmaları da getiriyor.
Çevre konusunda duyarlılık gösterdiğini ifade eden bazı kişi ve grupların, böylesine önemli bir etkinlikte yeterince yer almaması kamuoyunda soru işaretlerine neden olabiliyor.
Çevre mücadelesinin yalnızca belirli günlerde yapılan açıklamalarla değil, çevre sorunlarının gündeme taşındığı her platformda aktif olarak yer almakla anlam kazandığı görüşü sıkça dile getiriliyor.

Hani Siz Çevreciydiniz?
İstanbul’da düzenlenen uluslararası çevre organizasyonları ve çevre forumları, dünyanın dört bir yanından katılımcıları bir araya getirirken akıllara önemli bir soruyu da getiriyor;
Türkiye’de çevre konusunda en yüksek sesi çıkaran bazı meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları neden bu tür organizasyonlarda yeterince görünmüyor?
Yıllardır çevre hassasiyeti üzerinden açıklamalar yapan, bir ağacın kesilmesine karşı dünyayı ayağa kaldıracak sert tepkiler gösteren, çeşitli eylemler düzenleyen çevre örgütlerinin böylesine önemli bir platformda sessiz kalması dikkatlerden kaçmadı!  Çevre sorunları yalnızca yerel meseleler değil, tüm dünyanın ortak sorunudur.
Bu nedenle çevre adına mücadele ettiğini söyleyen kurumların, çevrenin konuşulduğu uluslararası platformlarda da aktif rol alması beklenirdi.

İstanbul’da gerçekleştirilen çevre buluşmalarına dünyanın birçok ülkesinden temsilciler katılırken, Türkiye’de çevre konusunda sürekli gündemde olan bazı kuruluşların ortalarda görünmemesi eleştirilere neden oluyor.
Çevrecilik sadece protesto etmekten, basın açıklaması yapmaktan veya belirli olaylarda tepki göstermekten ibaret değildir.
Asıl önemli olan, çözüm arayışlarının konuşulduğu masalarda yer almak ve çevre politikalarına katkı sunabilmektir.
Kamuoyunun da merak ettiği konu tam olarak budur.
Çevre konusunda en duyarlı olduğunu iddia edenler, çevre için dünyanın gözünü çevirdiği organizasyonlarda neden yok?
Eğer çevre mücadelesi samimi bir anlayışla yürütülüyorsa bunun yeri sadece sokaklar değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası toplantılar olmalıdır.
Bugün çevre adına konuşanların kendilerine şu soruyu sorması gerekiyor;
Amaç gerçekten çevreyi korumak mı, yoksa yalnızca belirli bir zihniyete hizmet etmek mi?
Yoksa gündemde kalmak mı?
Çünkü çevrecilik, şartlara göre ortaya çıkan bir refleks değil, her koşulda sürdürülen bir sorumluluktur.
Çevre konusunda söz sahibi olduğunu iddia eden herkes için İstanbul’daki bu tablo önemli bir sınav niteliği taşıyor.

Sonuç olarak çevrecilik, yalnızca eleştirmek veya zaman zaman gündeme gelmek değil; çözüm üretmek, tartışmalara katkı sunmak ve çevre bilincinin gelişmesine destek olmaktır.
Çevre konusunda söz sahibi olduğunu iddia eden herkesin, çevre için düzenlenen önemli organizasyonlarda daha görünür olması gerektiği açıktır.
Bu durum hem çevre mücadelesinin gücünü artıracak hem de kamuoyunda oluşabilecek soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır.
Anlayana!...