SAMSUN HABER - Samsun Sanayici ve İş İnsanları Derneği (SAMSİAD) Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de büyüyen deniz ticareti, lojistik, enerji, gıda, sigorta ve çevre risklerine dikkat çekti.
Eldemir, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerin yanı sıra Birleşmiş Milletler, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Avrupa Birliği, Dünya Bankası, EBRD, BSEC, liman işletmeleri, armatörler, sigorta şirketleri ve iş dünyasının katılımıyla Samsun’da uluslararası bir “Karadeniz Ticaret ve Lojistik Güvenliği Zirvesi” düzenlenmesini önerdi.
Kamuoyunda “Karadeniz’in Davos’u Samsun’da” şeklinde ifade edilebilecek zirvenin amacının herhangi bir ülkeyi suçlamak değil, sivil deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak, bölgesel ticaretin sürdürülebilirliğini korumak ve ortak çözüm mekanizmaları geliştirmek olduğu vurgulandı.
Rapor ilgili ülke ve kurumlara ulaştırıldı
SAMSİAD tarafından hazırlanan “Karadeniz’de Deniz Ticareti Güvenliği, Lojistik ve Çevre Riskleri” başlıklı ön raporun, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti ticaret müşavirlikleri ve ataşelikleri, ilgili iş dünyası ve sanayi kuruluşları, Ticaret Bakanlığı, ilgili kamu kurumları ve üst düzey bürokrasiyle paylaşıldığı bildirildi.
Eldemir, “Bizim amacımız tek başımıza çözüm üretmek değil. Sahadaki gerçekleri ortaya koymak, ilgili tarafları aynı masa etrafında buluşturmak ve çözüm arayışını Samsun’dan başlatmak” dedi.
Yaklaşık 100 gemi bekliyor
Karadeniz’deki tablonun en somut göstergelerinden birinin gemi yoğunluğu olduğuna dikkat çeken Eldemir, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Ağustos 2026 verilerine göre Karadeniz limanlarının demir sahalarında, limanlarda ve tersanelerde yaklaşık 100 geminin beklediğini; bunların yaklaşık 35’inin Samsun, 22’sinin ise Sinop demir sahasında bulunduğunu belirtti.
Eldemir, “Bu rakamlar bize sorunun artık münferit olaylar olmaktan çıktığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Sorun artık yalnızca gemilerin vurulması değil”
Birleşmiş Milletler’in Temmuz 2026 verilerine göre Ukrayna’nın Odesa ve Mıkolayiv bölgelerinde deniz gemileri ve liman altyapısına yönelik en az 39 saldırı, bunların içinde en az 20 deniz gemisine yönelik saldırı veya hasar olayı doğrulandı. Bu olaylarda liman ve gemi personelinden 19 kişi hayatını kaybetti, 25 kişi yaralandı.
IMO’nun 16 Eylül tarihli değerlendirmesinde ise Karadeniz ve Azak Denizi’nde son aylarda uluslararası deniz taşımacılığına yönelik saldırılar sonucunda düzinelerce kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Eldemir, “Sorun artık yalnızca gemilerin vurulması veya seferlerin aksaması değildir. Bunun enerjiye, gıdaya, ihracata, sigortaya, lojistiğe ve çevre güvenliğine uzanan bir etkiler zinciri var” dedi.
Karadeniz’de yeni bir risk: “Hayalet gemiler”
SAMSİAD raporunda dikkat çekilen başlıklardan biri de saldırılar sonrasında mürettebatı tahliye edilen, hasar gören veya kontrolsüz şekilde bekleyen gemiler.
Eldemir, “Mürettebatın tahliye edilmesinin ardından kontrolsüz veya hasarlı bir geminin denizde kalması; diğer gemiler, kıyılar, limanlar ve çevre açısından da yeni bir risk oluşturabilir” dedi.
Son dönemde saldırı sonucu hasar gören ve mürettebatı tahliye edilen bazı gemilerin Türkiye kıyılarına kadar sürüklenmesi, riskin yalnızca savaş bölgesiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu.
Kömür, buğday ve narenciye ticareti de etkileniyor
Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının enerji ve gıda tedarik zincirlerine de yansıdığına dikkat çeken Eldemir, özellikle kömür ve tahıl sevkiyatlarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin Rusya’dan kömür ithalatındaki gerilemenin yanı sıra Karadeniz üzerinden gerçekleşen buğday, mısır, ayçiçeği ve yem hammaddeleri ticaretindeki aksamaların lojistik ve maliyet baskısını artırabileceği ifade edildi.
Türkiye’nin ihracatında ise narenciye önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. TİM Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılar nedeniyle Rusya’ya narenciye ihracatının durduğunu ve son bir ay içinde narenciye taşıyan dört geminin saldırıya uğradığını açıkladı.
Eldemir, “Bugün bir geminin limana ulaşamaması, yarın sanayicinin enerji maliyeti, çiftçinin girdi maliyeti veya ihracatçının kaybı olarak karşımıza çıkabilir” dedi.
“Telaş değil, zamanında tedbir çağrısı yapıyoruz”
SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, açıklamalarının kamuoyunda endişe oluşturmak amacı taşımadığını özellikle vurguladı:
“Telaş yaratmak istemiyoruz. Ancak yaşananları olduğundan küçük göstermek de doğru değil. Biz kamuoyunun durumun ciddiyetini bilmesini ve gerekli tedbirlerin zamanında alınmasını istiyoruz. Karadeniz’de bugün yaşanan güvenlik sorunu, yarının enerji, gıda, ihracat, sigorta ve çevre sorununa dönüşmeden harekete geçmeliyiz.”
SAMSİAD’dan çözüm önerileri
SAMSİAD’ın ön raporunda çözüm için başlıca şu öneriler yer alıyor:
- Karadeniz Güvenli Ticaret Koridoru oluşturulması,
- Ticari gemilerin güvenli seyrini sağlayacak uluslararası mekanizmaların geliştirilmesi,
- Deniz Ticaretinin Yeniden Başlatma Planı hazırlanması,
- Ticari gemiler için uluslararası sigorta ve reasürans mekanizması oluşturulması,
- Hasarlı, terk edilmiş veya mürettebatsız gemiler için acil müdahale mekanizması kurulması,
- Stratejik ve bozulabilir yükler için güvenli liman ve hızlı transfer mekanizmalarının geliştirilmesi,
- Samsun merkezli “Karadeniz Ticaret Erken Uyarı Merkezi” kurulması.
“Samsun yalnızca krizin etkilerini yaşayan şehir olmamalı”
Eldemir, Samsun’un limanı, lojistik altyapısı, sanayisi ve Karadeniz ticaretindeki konumu nedeniyle çözüm arayışında önemli bir merkez olabileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Samsun yalnızca krizin etkilerini yaşayan bir şehir olmamalı, çözümün konuşulduğu şehir olmalıdır. Karadeniz’in bütün ülkelerini, limanlarını, armatörlerini, sigorta kuruluşlarını, iş dünyasını ve uluslararası kurumlarını Samsun’da buluşturabiliriz.”
Eldemir, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Karadeniz ticareti savaşın dışında kalmalıdır. Karadeniz’de ticaretin güvenliği için Samsun’da buluşalım.”
