14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Sürdürülebilir Tarım Vurgusu

İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemine dikkat çekti.


14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Sürdürülebilir Tarım Vurgusu

Ateş, doğal kaynakların verimli kullanılması, çevre dostu üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bilinçlendirilmesinin geleceğin sağlıklı gıda sistemleri açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında sürdürülebilir tarım uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ateş, sürdürülebilir tarımın yalnızca üretim artışını değil; çevresel koruma, ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal refahı birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Sürdürülebilir tarım, gelecek nesiller için zorunluluk
Sürdürülebilir tarımın; toprak, su ve biyolojik çeşitlilik gibi doğal kaynakları koruyarak bugünün gıda ihtiyacını karşılarken gelecek nesillerin üretim kapasitesini riske atmayan bir üretim anlayışı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, artan nüfus, iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliği gibi küresel sorunların bu yaklaşımın önemini daha da artırdığını söyledi.
Su kaynaklarının verimli kullanılması ve toprağın organik yapısının korunması önemli
Sürdürülebilir tarım uygulamalarında kimyasal gübre ve pestisit kullanımının kontrollü yapılmasının, su kaynaklarının verimli kullanılmasının ve toprağın organik yapısının korunmasının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, ürün çeşitliliğinin artırılması ve iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerinin geliştirilmesinin de sürdürülebilirliğin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Çevre dostu uygulamalar öne çıkıyor
Sürdürülebilir tarım kapsamında damla sulama gibi su tasarrufu sağlayan yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, ekim nöbeti uygulamaları, organik ve biyolojik gübre kullanımı, biyolojik mücadele yöntemleri ve iyi tarım uygulamalarının önemine dikkat çekti.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımsal üretimde kullanımının da çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu belirten Ateş, tarımsal atıkların geri dönüştürülmesi, yerel tohumların korunması ve iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerinin geliştirilmesinin sürdürülebilir tarımın önemli bileşenleri arasında yer aldığını söyledi.
Doğal kaynakların korunması stratejik önem taşıyor
Tarımsal üretimde doğal kaynakların verimli ve dengeli kullanılmasının planlı üretim uygulamalarıyla mümkün olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, düzenli toprak analizleri yapılması ve gübre kullanımının bilimsel verilere göre planlanmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Modern sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı
Su kaynaklarının korunması için damla ve yağmurlama gibi modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine değinen Ateş, kuraklığa dayanıklı ürün çeşitlerinin tercih edilmesi ve iklim koşullarına uygun üretim planlaması yapılmasının sürdürülebilir kaynak yönetimine katkı sunduğunu belirtti.
Kontrollü pestisit kullanımı insan ve çevre sağlığı açısından önemli
Toprağın organik yapısının korunması amacıyla ekim nöbeti uygulanması, organik gübre kullanımının artırılması ve anız yakımının önlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve pestisit kullanımının kontrollü yapılmasının çevre ve insan sağlığının korunması açısından önem taşıdığını söyledi.
Çevresel etkilerin azaltılması için bilinçli üretim şart
Tarımsal üretimde çevresel etkilerin azaltılması için doğal kaynakların bilinçli kullanılması gerektiğini belirten Ateş, çevre dostu üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının desteklenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Toprak, su ve hava kalitesinin korunmasına yönelik önlemlerin artırılması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, organik ve iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasının çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltacağını belirtti.
Sürdürülebilir tarım, toplum sağlığını da koruyor
Sürdürülebilir tarımın yalnızca çevresel değil; toplumsal ve ekonomik açıdan da önemli katkılar sunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, kimyasal kullanımının azaltılmasıyla daha sağlıklı ve güvenilir gıda üretiminin mümkün olduğunu söyledi.
Günümüzde artan nüfus, iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliği gibi küresel sorunların sürdürülebilir tarımın önemini daha da artırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, “Bu nedenle çiftçilerin bilinçlendirilmesi, modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının desteklenmesi ve tarımsal eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Dünya Çiftçiler Günü, tarımsal üretimin temel unsuru olan çiftçilerimizin emeğine dikkat çekmenin yanı sıra sürdürülebilir tarım konusunda toplumsal farkındalığın artırılması açısından da önemli bir fırsattır” diye konuştu.